Özel Haber/Caner Kılıç

Maraş merkezli depremin üzerinden bir yıl geçti. Aradan geçen sürede depremzede yurttaşların ihtiyaçları karşılanmazken, kentlerde yeniden inşaya dair atılan adımlar ise çok yavaş ilerliyor. On binlerce insanın yaşamını yitirdiği, milyonlarca insanın ise göç etmek zorunda kaldığı deprem 11 kentti etkiledi.

2-A Grup Otomotiv 14 yıldır Diyarbakır’a hizmet veriyor 2-A Grup Otomotiv 14 yıldır Diyarbakır’a hizmet veriyor

Hatay Deprem 6Subat 2023

6 Şubat günü Pazarcık ve Elbistan merkezli olarak yaşanan deprem sonrasında kentlerde salgın hastalık, barınma sorunu, gıda ve içme suyu sorunları hala yaşanıyor. Depremin büyük hasar verdiği Hatay ve Adıyaman’da bir yıl sonrasını gözlemledik.

Hatay Depremi Yikim

Halk yıkıma rağmen topraklarını terk etmedi!

Fay hattının geçtiği Hatay’da deprem günü birçok ilçede çok sayıda bina yıkıldı. Antakya merkez ve ilçelerinde yaşanan yıkımın boyutu hala unutulmazken, yaşanan depremde yaşamını yitirenlerin sayısı ise halen net değil. Yurttaşlar günlerce arama kurtarma ekiplerine ulaşamazken, birçok kişi gelmeyen yardımlar nedeniyle enkaz altında kalarak yaşamını yitirdi. Yıkımların kentte barınma ve sağlık sorunları baş gösterirken, çadır bulmayan depremzedeler kendi imkânları ile kalacak yer inşa etti. Öncesinde salgın hastalık, barınma ardından ise içme suyu krizi ile enkaz tozları ile mücadele eden Hatay halkı aradan geçen bir yılda herhangi bir düzelmenin olmamasından şikâyetçi. Enkaz ve yıkımlarla dolu kent hayalet şehre dönerken, yıkımların kaldırıldığı mahalleler ise bir düzlüğe dönmüş durumda. Var olan haliyle hayli ürkütücü olan kent her şeye rağmen ayakta kalmakta ısrarlı. Tarih boyunca 7 kere yıkılan ve 8’nci yıkılışını da 6 Şubat’ta yaşayan kent yeniden inşa noktasında dayanışma adımları atarken, Antakya’lı yurttaşlar ise doğup büyüdükleri toprakları terk etmiyor.

Hatay Deprem Yikim

Konutların yapımı sürüyor!

Depremden sonra binlerce binanın yıkıldığı kentte 67 bin 346 binanın ise ağır hasarlı olduğunu tespit edildi. Toplamda 89 bin 25 binanın kullanılmaz hale geldiği kentte halen binaların birçoğu enkaz halinde ve yolların onarım işlemleri ise tamamlanamadı. AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 12 Mart 2023’te yaptığı açıklamada, 183 bin konut ve 15 bin köy evi yapmayı hedeflediklerini belirtmişti. Erdoğan, ilk etapta 319 bin konut ve köy evini tamamlamayı amaçladıklarını belirtirken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki de 220 bin 66 afet konutu ve 34 bin 129 köy evi olmak üzere 254 bin 195 konut inşa edeceklerini kaydetti. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ise, 11 Haziran 2023’te 11 ilde 32 bin 715 konutun ihalesinin yapılacağını açıkladı.

Deprem Yikim Hatay

Halkın barınma çilesi devam ediyor!

Yapılan açıklamalara rağmen birçok yurttaş konteyner ve çadırlarda kalmaya devam ediyor. Çadırlarda kalan yurttaşlar hijyen ve sağlık noktasında sorunlar yaşamaya devam ederken, konteyner kentlerde yaşayan yurttaşlar ise toplu alanlarda yaşanan elektrik ve su kesintilerinden şikayetçi. Toplu alanlarda ki yaşam salgın hastalıkları da beraberinde getirirken, kentin bir çok noktasında uyuz, bit ve enfeksiyon hastalıkları yaşanmaya devam ediyor. Sağlık noktasında ise alınan tedbirler yetersiz kalıyor. Kentte yer alan 6 hastane depremin ardından yıkılırken, yurttaşlar bir yıldır sağlık alanında ki ihtiyaçlarını şehir dışına giderek karşılıyor. Kan verme işlemi gibi basit bir işlemin bile İskenderun’da yer alan hastanelerde yapıldığı öğrenilirken, depremzedeler ameliyat veya diğer tedavi işlemleri için kilometrelerce yol yapmak zorunda kalıyor.

Filiz Gün Ses

‘Halk sağlığa erişemiyor’

Bu sorunun bir yıldır devam ettiğini belirten Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Hatay Şube Yöneticilerinden Filiz Gün, sağlık alanında ki sorunların bir yıldır sürdüğüne dikkat çekti. Bu sorunlardan özellikle kadınların ve çocukların yoğun bir şekilde etkilendiğine dikkat çeken Filiz Gün şunları söyledi: “Depremden bu yana çok fazla bir değişim yaşanmadı. Düzene girdi denebilecek bir durum ortada yok. Yaşadığımız sıkıntılar halen de çok büyük boyutta. Sağlığa ulaşım çok zor, hastanelerin mevcut durumu ve ASM’lerin yıkılması bunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu noktada çok zor bir süreçten geçiyoruz. Doktorlar küçük konteynerlerde sağlık hizmeti veriyor. Şartlar o kadar zor ki ne biz istediğimiz sağlık hizmeti verebiliyoruz ne de yurttaşlar sağlık hizmeti alabiliyor. Bu süreç içerisinde çok fazla ileriye gidemedik. İleriye gidebildiğimiz her şey depremden sürecinde konteyner yoktu şimdi ise konteyner var. İnsanlar sağlık hizmeti için şehir dışına çıkıyoruz. Bu kadar çok şey yaşayan yurttaşların yeterli sağlık hizmeti alması en büyük haklarıdır. Bu kadar zor koşullar altında bazı şeylerin düzeltilmesi gerekiyor.”  

Hatay 6 Subat

Kentte mahalle kalmadı!

Kentte Emek Mahallesi’nin güneydoğusu, Cebrail Mahallesi’nin tamamı, Cumhuriyet Mahallesi’nin batısı, Esenlik Mahallesi’nin doğusu, Gazi Mahallesi’nin doğusu, Elektrik Mahallesi’nin doğusu, Armutlu Mahallesi’nin güneyi, Akdeniz Mahallesi’nin tamamı ve General Şükrü Kanatlı Mahallesi’nin Kuzeyi ve batısının bir kısmı rezerv alanında yer almasına rağmen tartışmalar sürüyor. Yine Cumhuriyet Mahallesi’nin doğusu, General Şükrü Kanatlı Mahallesi’nin güneyi, Emek Mahallesi’nin kuzey batısının büyük bir kısmı aynı zamanda riskli bölgeler arasında yer alıyor. Kentin merkezi ve ilçelerde rant tartışmaları yanı sıra yıkımın sürdüğü bölgelerde güvenlik riski yaşanıyor. 

Adıyaman Depremzede Yikim

‘Enkazlardan hala cenazeler çıkıyor’

Rezerv alanında ki tartışmaların yanı sıra kentte yıkım çalışmaları ise hala devam ediyor. Enkaz kaldırma işlemlerinin sürdüğü mahallelerde çalışmalar ilk günlere oranla daha da azılırken, kepçe operatörleri ise işlerinin giderek sona erdiğine dikkat çekiyor. Aylardır kentte kepçe operatörü olarak çalışan Muhammed Yunsoy bu süreçte yüzlerce binanın yıkımında yer aldığını söylüyor. Kendisi için en zor olan şeyin tarihi binalara dokunmak olduğunu aktaran Muhammed Yunsoy, restorasyona alınan binalarda çok dikkatli davranmak zorunda olduklarına yer verdi.  Yazın yapılan yıkımlarda hiç önlem alınmadığını, depoların ise göstermelik bir şekilde yanlarında durduğuna dikkat çeken Muhammed Yunsoy, “Yazın eğe önlem alınsaydı bu kadar toz oluşmazdı. Yanlarımızda durup hortum tutuyorlardı ama hiçbir şekilde olması gerekeni yapmadılar. O hortumlarda göstermelik bir şekilde ordaydı. Bizim işlerimiz yeni yeni bitiyor. Şimdi ise yeni bina yapmaya başlıyorlar. Biz bu yıkım sırasında daha bir ay öncesine kadar da cenaze görüyorduk. Daha bu binaların altında cenaze çoktur. Burası bir daha nasıl kendine gelir bilemiyorum” sözlerini kullandı.

Adıyaman Deprem Y

Sağlık sorunları devam ediyor!

Depremin büyük hasara neden olduğu Adıyaman’da ise saat hala 04:17’yi gösteriyor. Ne kayıpların ne de enkazların bitmediği kentte kadınların yaktığı ağıtlar ise göğü deliyor. Hiçbir değişimin olmadığı kentte tutulan yas da sona ermezken, kadınlar kırk yaslarının ardından şimdi ise birinci yıl yasını tutmaya başladı. Kentte 20 bine yakın insan konteyner kentlerde kalırken, köylerde ki yurttaşlar ise katlamalı konteyner veya çadırlarda kalıyor. Sağlık sorunlarının devam ettiği kentte son süreçte özellikle astım ve solunum yolu gibi hastalıklar meydana geliyor.

Adiyaman Depremzedeler

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Temiz Hava Hakkı Platformu (THHP), şubat depremlerinin ardından bölgede yaptığı asbest analizlerinin sonuçlarını 27 Ekim 2023 günü kamuoyuyla paylaştı. Raporda Mereş merkez, Elbistan ve Adıyaman’da asbest tespit edildiği açıklanırken, sadece Adıyaman’da alınan 30 farklı örneğin 2’sinde farklı türlerde asbest tespit edildiği ortaya çıktı. 6 Şubat depremlerinden en çok zarar gören kentlerin başında gelen Adıyaman’da 5 bin 953 bina yıkıldı ve 20 bin bina hakkında ağır hasarlı acil yıkım kararı verildi.

Fatma Aslan Depremzede

‘Korkarak uyuyoruz’

Kentte bağlı Kuşkaya köyünde yaşayan Fatma Aslan’da ağır hasarlı evinde yaşamak zorunda kalan depremzedelerden biri. Verilen katlamalı konteynerin ihtiyaçlarını karşılamaması nedeniyle ağı hasarlı evine yaşamak zorunda kalan Fatma Aslan, “Verdikleri konteynerde ne tuvalet ne klima ne de soba yok. Akşamları çok soğuk oluyor o yüzden kalamıyoruz. Hiçbir ihtiyacımızı göremiyoruz. Bu yüzden mecburi evde kalıyoruz. Evimizin her yerinde çatlaklar var, gelip yıkacağız dediler ama kalacak hiçbir yerimiz de yok. Ne yapılacak hiçbir bilmiyoruz. Evde kalmaktan da çok korkuyoruz. Geceleri korkarak uyuyoruz” dedi.

Editör: Ali Abbas Yılmaz