Kaplan, “Federasyonumuzun kapısı tüm kimliklere, tüm inançlara, tüm yaş gruplarına, tüm tercih ve cinsiyetlere açık. Şartlarımızdan bir tanesi ırkçı ve şeriatçı olmayanlara açıktır tabii ki kapımız” dedi.

Üniversiteli Alevi Gençler Derneği, 2013 yılında kurulmuştu. Üniversiteli Alevi Gençler Derneği’nin kurucusu ve yöneticilik yapmış bir grup genç, derneğin mevcut yönetimini eleştirerek, derneğin amacından saptığını, vizyon ve misyonundan koptuğunu, bu nedenle dernekle son yıllarda duygusal ve fiziksel hiç bir bağlarının kalmadığını belirtti.

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Sekreteri Özgür Kaplan, yaşanan durum üzerinden Alevi kurumları içindeki gençlik örgütlenmelerini değerlendirdi.

“Irkçı ve şeriatçı olmayan tüm kimliklere kapımız açık”

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) bileşenlerinin herkes için demokrasi ve özgürlük talebi olduğunun altını çizen Kaplan, “ABF olarak bir duruşumuz var bizim. Bu nedir? Eşit yurttaşlık mücadelesi hattı üzerinden bir söylem geliştiriyoruz. Herkes için demokrasi, herkes için özgürlük taleplerimiz var. Genel anlamıyla böyle değerlendirilebiliriz. Dolayısıyla bu duruş, bu mücadele hattı, kendi içinde zorluklarını ve saldırıları da beraberinde getiriyor doğal olarak” dedi.

‘Türkiye’de Alevi hareketinin birinci muhatabı Alevi Bektaşi Federasyonu’dur’

Gerici, ırkçı, şeriatçı saldırılar, kuşatmalar olduğunu belirten Kaplan, şöyle devam etti:

“Sahada örgütlenme yapan genç arkadaşlarımızın niyetlerinden bağımsız olarak söylüyorum. Yani bir örgüt gövdesi var. Türkiye’de Alevi hareketinin birinci muhatabı Alevi Bektaşi Federasyonu’dur. Daha sonra bizim dost kuruluşlarımız var. Alevi Dernekleri Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı gibi ülke içerisinde muhataplarımız var. Burada iyi niyetle oluşturulan iyi bir duruş sergilemeye çalışan arkadaşlarımız oldu. Gençlik alanında bir örgütleme yapmaya çalıştılar ama çok genel anlamıyla söylüyorum. Federasyon bünyesinin dışında yapıldı bu çalışmalar. Bu hal böyle olunca oralara sızmalar, oraların omurgasının zedelenmesi çok daha kolay oldu diğer zihniyet tarafından, sistem tarafından çok daha kolay oldu. Bu da aslında bizim için örgütsel bir ders olarak da algılamamız gereken bir süreç olduğunu düşünüyorum. Çünkü bizim federasyonumuzun kapısı tüm kimliklere, tüm inançlara, tüm yaş gruplarına, tüm tercih ve cinsiyetlere açık. Şartlarımızdan bir tanesi ırkçı ve şeriatçı olmayanlara açıktır tabii ki kapımız. Dolayısıyla burada bu çatı altında örgütlenmek çok kolaydır.”

“Her türlü ayrımcılığa karşı taviz vermeyiz”

Özgür Kaplan, “Semahlar, bağlama kursları, satranç kursları, şimdi yeni dönemde başka alanları da öneriye ve tartışmaya açacağız. Deprem travmasından sonra şubelerimizde ve cemevlerimizde yeni bir duruşla yeni bir alan da açmayı düşünüyoruz. Buralarda da gençler olacak. Yani bu ırkçılık ve şeriat, Şiacılık -biz Şia’ya karşı değiliz. İstediği yerde örgütlenebilir ama biz şiacı değiliz- buralarda bir zihniyet, bir kafa yapısı söz konusu olduğu için sistem de bu gericiliği besliyor. Bizim örgüt tarihimiz, bizim örgütsel geleneğimiz daha doğrusu -Pir Sultan örgüt hattından bahsediyorum- Şah Kalender’e kadar, Pir Sultan Abdal’a kadar gider. Bu sorumlulukla, bu ciddiyetle devam etmeye özen gösteriyoruz mücadelemize. Faşizme, şeriata, ırkçılığa, her türlü ayrımcılığa kesinlikle örgütsel olarak taviz vermeyiz.

Sonuç olarak oradan ayrılan arkadaşlarımıza önerimiz, ben orada bulunan birkaç arkadaşın federasyon bileşenlerinden bazı kurumlarımıza da üye olduğunu biliyorum. Buyursun gelsinler. Tartışalım, konuşalım. Yeni bir şeyler söyleyelim, yeni sözler üretelim birlikte, omuz omuza devam edelim mücadelemize” diye ekledi.

23 Nisan Çocuk Bayramı: 552 çocuk anneleriyle cezaevinde 23 Nisan Çocuk Bayramı: 552 çocuk anneleriyle cezaevinde

“Bütün gençleri ABF bünyesine davet ediyorum”

ABF Genel Sekreteri Özgür Kaplan, tüm gençleri ABF bünyesinde örgütlenmeye davet etti. Kaplan, şunları söyledi: “Bünyemizde olan gençlere de benim önerim şöyle bir şey olacak. Türkiye’de örgütsel hareket olarak 35 yıllık bir tecrübemiz var. Bu anlamda bizim hep birlikte yapay zeka çağında yaşadığımız, teknoloji, bilim çağında yaşadığımız ki Hacı Bektaş Veli’nin sözü hala bizim düsturumuz olmalı. “Bilimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” diye. Onun altını doldurmak gerekiyor, ete kemiği büründürmek gerekiyor ama bunu hep birlikte yapmak lazım. Biz örgüt olarak herhangi bir alana, herhangi bir örgütlenme sahasına reçete gönderme taraftarı değiliz. Oradaki sorunları, oradaki insanların tartışarak, kendi ihtiyaçlarını tespit ederek, örgütsel bütünlüğe büründürme sürecidir, aslında biraz da çalışma yapmak istediğimiz şey. Akıl verebilir, fikir verebilir, omuz verebilir. Bunların hepsi olmalı zaten. Fakat örgütsel olarak oturup hep birlikte konuşalım, tartışalım, bilimsel ve mantık çerçevesinde, insan hak ve özgürlüklerinden yana, bütün kimlikleri savunan, çünkü biz sadece kendimiz için değil. ‘Yetmiş iki millete bir nazarla bakmayan bizden değil’ denilmişse eğer zamanında, evet bu yetmiş iki millet için de eşit yurttaşlık mücadelesi veriyoruz. Kürt özgür değil ise Alevilerin özgürlüğünün çok bir anlamı olmayacak. İnançsal anlamda hatta Sünnilerin inançsal ritüelleri özgür değilse biz kendimizi rahatsız hissederiz.

Pir Sultan Kültür Derneği’nin bu dönemde tüzüğüne de konuldu, geçtiğimiz dönemde tartışılmıştı, belli bir olgunluğa getirilmişti. Şimdi tüzüğe de koyuldu. Kadın meclisleri ve gençlik meclisleri olarak örgütlenmeler yapılıyor. Mesela Pir Sultan Kültür Derneği ülke genelinde örgütlenmiş bir yapıdır herkes bilir bunu. Oradaki gençlik meclislerine katılabilirler, birlikte orada tartışabiliriz hep beraber. Kadın arkadaşlarımız da gene keza kadın meclislerine, diğer Alevi derneklerine de katılabilirler. Bütün gençleri Alevi Bektaşi Federasyonu’nun bünyesine davet ediyorum.”

Kaynak: PİRHA