SUR AJANS- Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 21 Mart 2023 Newroz kutlamaları sonrası 14 yaşındaki Y.D.'nin kaçırılması ve işkenceye maruz bırakılmasına dair İlçe Emniyet amirlerinden Aykut Oral ile polisler İsmail Akkuş, Emre Özcan, Gökhan Bay ve Hayrettin Çakmak hakkında açılan davada karar çıktı. Lice Asliye Ceza Mahkemesi’nde dün görülen duruşmada, tutuksuz yargılanan 5 polise “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 8’er yıl hapis cezası verildi. Polislere “mala zarar verme” suçundan ise 4 bin 500 TL para cezası kesildi.

AFAD, Malatya'da deprem olduğunu açıkladı AFAD, Malatya'da deprem olduğunu açıkladı

Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı ve aile avukatı Mehdi Özdemir, verilen kararı ve dava sürecini değerlendirdi.

Av Mehdi Ozdemir Baro Diyarbakir

‘Doğru suç nitelendirilmesi yapılmadı’

Özdemir, kararda “işkence” ve “kötü muamele” yasağının ihlal edildiğini belirtti. Y.D.’nin Newroz’da 30 dakika Ural Tipi araç içerisinde ilçe içerisinde gezdirildiğini, bir dere kenarında elleri ve ayakları bağlı bir şekilde bırakıldığını hatırlatan Özdemir, Y.D.’ye karşı işkence suçu işlendiğini belirtti. Özdemir, “Biz Amed Barosu ve aile avukatları olarak daha bu olayın ertesi günü Y.D.’nin Dicle Üniversitesi’nde aldığı sağlık raporlarına dayanarak, Lice Cumhuriyet Başsavcılığına ‘işkence suçu’ndan yargılamanın yapılması gerektiğini belirterek, suç duyurusunda bulunduk. Lice Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında daha ilk günden ‘kasten yaralama’, ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ gibi daha az cezayı gerektiren, tipik bir cezasızlık politikasının örneği olan yargı pratiği ile karşı karşıya kaldık” diye konuştu.

‘İşkence için itiraz sürecek’

İddianamenin de “Kasten yaralama”, “Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçlamalarıyla hazırlandığını belirten Özdemir, “İddianameye yaptığımız itiraz üzerine Lice Asliye Ceza Mahkemesi önce iddianameyi iade etti. İşkence yönünden yargılamanın yapılması gerektiğine karar vererek, görevsizlik kararı verdi. Bu karar Diyarbakır 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından savcılık makamınca soruşturma ‘işkence suçu’ yönünden yapılmadığı bahisle kaldırıldı. Yargılamada doğru suç tanımı işkence olmalıydı” dedi.

Özdemir, polislerin “işkence” suçu kapsamında yargılanması için itirazlarının süreceğini ve hukuki mücadeleyi sonuna kadar götüreceklerini belirtti.

‘Dosya failsiz bırakılmak istendi’

Dosya arasına 16 Mayıs’ta görülen duruşmada giren Teftiş Kurulu raporunda önemli detaylar olduğuna da dikkat çeken Özdemir, Y.D.’nin hastaneye götürülmesi ve polisler tarafından darp edildiğini söylemesi ardından dosya faillerinden Lice Emniyet Amiri’nin 2 TEM şube polisini hastaneye gönderdiğini ancak çocuğun Amed’e sevk edilmesi nedeniyle görüşemediğinin yansıdığını belirtti. Özdemir, “Ertesi gün sabah polis memurlarının Dicle Üniversitesi Hastanesi’ne yönlendirildiğine dair il emniyet müdür yardımcısının vermiş olduğu ifade var. Bütün bunlar daha ilk anda failin polis olduğu dosyalarda, yargılamalarda, kimi görevlilerin ya da daha üst rütbeli kamu görevlilerinin olaya nasıl müdahale olduklarını bizlere göstermektedir. İl Emniyet Müdür Yardımcısı vermiş olduğu ifade de avukatların gelmesiyle birlikte aile ile iletişimin kesildiği iddiasında bulunmaktadır. Cezasızlık kültürünün yargı pratiği itibariyle süreç gözetildiğinde ailenin, mağdur ve müşteki tarafının nasıl baskı altına alınmaya çalışıldığının, nasıl bu dosyaların failsiz bırakılmak istendiğini verilen ifadelerde görüyoruz” dedi.

Görüntüler yok denildi

Faillerin Whatsap yazışmalarında ifade birliği yaptığına dair görüşmeler olduğunu da hatırlatan Özdemir, şunları söyledi: “Sonrasında kamera görüntüleri tespit edilmek istendi ama URAL zırhlı aracının kamera görüntülerinin olmadığı, çünkü arızalı olduğuna dair bilgi ve belgeler dosyaya eklendi. Sonrasında tanıklar dinlenmek istendi, onların dinlenmesi noktasında sorunlar yaşandı. Esasında failin polis olduğu dosyalarda ki yaklaşım burada da karşımıza çıktı. Neydi o verilen karar, esasında deliller toplansaydı daha ağır cezai yaptırımlarla karşılaşacak olan fail polis memurları bu dosyada olduğu gibi geçmişteki yargı pratiğinin benzeri yaşandı.”

Emsal karar ancak yetersiz

Dün çıkan kararın herkes açısından “emsal” nitelikte bir karar da olduğunu da dikkat çeken Özdemir, “Netice itibariyle alıkonulan bir çocuk açısından bir yerel mahkeme ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ suçundan alt sınırdan uzaklaşarak, toplamda 8 yıl gibi bir hapis cezası verdi. İyi hal uygulamadı ve herhangi bir seçenek yaptırımının da uygulanmamasına karar verdi” dedi.

Kurdistan’da failin polis olduğu dosyalarda yargılamanın benzer sonuçlar yaşanmaması için gerekli işlemleri yapacaklarını aktaran Özdemir,  “İşkence suçundan yargılamanın yapılabilmesine olanak sağlayacağız. Hukuki mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Kaynak: MA