SUR AJANS- Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nin (DEM Parti) kazandığı Hakkari Belediyesi’ne 3 Haziran'da kayyım atandı. Kayyım kararına, görevden uzaklaştırılan Belediye Eşbaşkanı Mehmet Sıddık Akış'ın 10 yıldır devam eden ve kayyım atandıktan hemen sonra karara bağlanan davası gerekçe gösterildi. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da kayyım kararı sonrası yaptığı açıklamayla, yaşananların "hukuki" olduğunu savundu.

Ancak 2019 yerel seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi'nden (HDP) Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde belediye eşbaşkanlığı görevine seçilen Ahmet Kaya, kayyıma gerekçe yapılan davada beraat etmesine rağmen göreve iade edilmemişti. Kaya, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma gerekçe yapılarak 23 Mart 2020’de İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden alındı ve yerine kayyım atandı. Kaya, görevden alınmasına gerekçe gösterilen dosyadan beraat etti. Ancak göreve iade edilmedi.

Kaya, son yaşanan gelişme üzerinden belediyelere kayyım atanması kararını değerlendirdi.

Sanatçılardan Hakkari tepkisi: Kabul edilemez Sanatçılardan Hakkari tepkisi: Kabul edilemez

‘Toplum buna alıştırılmaya çalışılıyor’

Kaya, kayyım atamanın bir rejim haline dönüştürüldüğünü belirterek, "Özellikle DEM Parti geleneğinin kazandığı bütün belediyelere kayyım atamak için bahaneler bulacakları gözüküyor. 2016’da başlayan ve bugüne kadar devam eden süreçte 2019-2024 arasında 3-5 belediye hariç hepsine kayyım atandı. Şimdi de üzerinden 2 ay geçmeden Hakkari’ye kayyım atandı. Erdoğan’ın konuşmasına bakarsak sanki bu süreç devam edecek. Dolayısıyla bu bir rejim haline geldi. Toplum buna alıştırılmaya çalışılıyor. Toplumun buna tepki koyması lazım” dedi. 

Kaya, burada uygulananın “sömürge hukuku”, “ikili bir hukuk” olduğunu ifade etti. İktidarın Kürdistan’da başka, Batı’da başka bir hukuk sistemi oluşturmaya çalıştırdığını ifade eden Kaya, “Bu zaten bütün icraatlar da kendini ortaya koyuyor. Burada yargılamalar, kesilen cezalar bile ikili hukuk sisteminin ürünü olmaya başladı. Bariz bir şekilde devlet ve hükümet şuanda Kürdistan’a farklı bir hukuk uyguluyor” şeklinde konuştu.

‘Pes doğrusu’

Kaya, AKP’li Erdoğan’ın “kayyım” ve “yasayı işlettik” açıklamasına, şu sözlerle tepki gösterdi: “Gerçekten yalan konuşmanın, hakikat dışı beyanlarla bulunmanın da bir raconu olmalı. ‘Hakkında dava olmayanları aday yapsaydınız’ diyor. İnanın şuan kundaktan bir bebek getirelim, suni olarak seçilme yaşına getirelim ve onu aday yapalım. Hiçbir kaydı, girişi, resmi hiçbir yerde olmasın yine bu adam kayyım atayacak. Kafasına taktığını yapıyor. Neden? Çünkü bağlayıcı bir ilkesi, hukuku yok. Şuanda bütün hepsinin davası mı var. Sinyali ‘devam edecek’ diyerek, verdi. 2019’da aday olduğumda hakkımda soruşturma yoktu. Belediye eşbaşkanı seçilmemden 3 gün sonra hakkımda soruşturma açıldı. Boş bir dosyaydı, sonrasında kayyım atamalarına dair verdiğim demeçler, katıldığımız etkinliklerle dosya kabartıldı. Kayyım atandı. Sonrasında bu suçlamaların hepsinden beraat aldık ancak göreve iade etmediler.  Şimdi kalkıp ‘davası olmayanları koysaydınız atamazdık’ diyor. Pes doğrusu. Birazda yalanın makbulü olmalı. Biraz yutulacak yalanları atmalı. O kadar içine daldırlar ki söyledikleri gerçek dışı şeyler bir yere oturmuyor.”

‘Direnişten başka yol yok’

Zulüm rejimlerine karşı direnmek gerektiğini vurgulayan Kaya, “Direniş gösterilecek. Yasalar çerçevesinde seçime giriliyorsa bunlara uyulmalı. YSK bu arkadaşımızı aday yapmamış mı? Yapmış. Yasadışı bir şey yok. Sonradan o hakkını elinden alma gibi bir şey yok. Hadi diyelim görevden aldınız, meclis yeni başkanı seçsin. Diğer sistemi devreye koyun. Neden kayyım rejimi ve kayyım uygulaması?” diye sordu. Tüm muhalefetin de tek sesle kayyım uygulamasına karşı çıkması gerektiğini dile getiren Kaya, “Türkiye’de her gün muhalif kesimlere alan daraltılıyor. Herkes bu daraltmadan nasibini alıyor. Geriye çekildikçe üstümüze geliyor. Bir karşı duruş sergilemek, hukukun bize tanıdığı yol ve yöntemlerle karşılık vermeliyiz” dedi. 

AKP’ye oy verenlere: zulme meyletmeyin

AKP içerisinde yer alan muhafazakar demokratlara ve seçmenlere seslenen Kaya, “Bundan 20-30 yıl önce mağduriyet, başörtüsü, Kur’an kurslarının kapatılmasından dem vura vura buraya geldiler. Bunlar mazlumluk, mağdurluk hikayeleri oluştura oluştura bugüne geldiler. Bugün ne yapıyorlar?  Mağdurluk ve mazlumluk hikayesi yazdırıyor. Bunlarda vicdan diye bir şey kalmadı. Eğer siz bu insanlara dindar, inanç kimliğinizden kaynaklı oy veriyorsanız bilin ki siz yanlış bir dine yanlış bir inanca inanmışız. Bugün burada halkın iradesine karşı mesnetsiz gerekçelerle ortaya konan bu tavrın adı bütün dinlerde, bütün ideolojilerde zulümdür. Başka bir tarifi yok. İnanan bir insanın zalimin yanında yer alma hakkı yoktur. Allah diyor ki ‘zalimlere meyletmeyiniz, sizi bulur.’ Bugün bunlara oyuyla, iradesiyle gücüyle destek veren, yaptıklarına alkış tutanlar bilsinler ki bu sahte din, uydurulmuş din onları hedeflediklerine götürmeyecektir. Bunun farkında olsunlar. Zulme meyletmesinler” diye konuştu.

Kaynak: MA