İzmir’in Buca ilçesine bağlı Belenbaşı kırsal mahallesinde bulunan okula, 12 Eylül askeri darbesi döneminde Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde yaşanan insanlık dışı uygulamaların sorumlularından subay Esat Oktay Yıldıran’ın ismi verildi. Birçok tutsağın ölümünden sorumlu tutulan Esat Oktay'ın okula verilmesi birçok kesim tarafından tepkiyle karşılandı. 

Diyarbakır 5 No'lu Askeri Cezaevi'nde Yıldıran'ın işkencelerine bizzat maruz kalan ve tüm insanlık dışı uygulamalara tanıklık eden Kürt siyasetçi Ahmet Türk, okula "Esat Oktay Yıldıran" isminin verilmesini değerlendirdi. Türk, "Bu gelişme işkencecilere, katillere yolu açan bir süreçtir” dedi.

Söz konusu durumun Türkiye ve demokrasi açısından büyük bir ayıp olduğunu belirten Türk, “Bu insan herkesçe malum. Sadece cezaevinde yatanlar değil, aileler bile onun nasıl bir işkenceci, katil olduğunu biliyordu. Eğer bir katilin ismi bir okula veriliyorsa o ülkede demokrasiden söz etmek mümkün değil. Demokrasi mücadelesi veren insanların buna tepki göstermesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır’da hasta ve sağlık çalışanları yemekten zehirlendi Diyarbakır’da hasta ve sağlık çalışanları yemekten zehirlendi

Türk, “İnsanları sindirmeye çalışan bir rejimle karşı karşıyayız. Böyle bir rejimin sonucunda bir katilin ismi okula veriliyor. Bu Türkiye açısından, insanlık açısından büyük bir ayıp. İnsanları işkencelerle öldüren bir insanın bu şekilde ödüllendirilmesi, Türkiye’nin demokrasiye ve insan haklarına yaptığı bir ayıptır. Bu, ülkedeki işkencecileri ödüllendiren bir mesajdır. Bu, işkencecilere ve katillere yolu açan bir süreçtir. İşkenceciye ödül verilmesi halk düşmanlarının daha rahat hareket etmesinin, insanları katletmesinin önünü açan bir anlayıştır” dedi.

Türk, Esat Oktay Yıldıran döneminde yaşanan işkencelere işaret ederek, kendisinin de benzer işkencelere maruz kaldığını anlattı. Türk, “Bir gün beni çırılçıplak soyarak 200 askerin arasında coplarla dövmeye başladı. Askerleri tahrik ederek, ‘Bakın bu adam milletvekiliymiş, bu adam solcuymuş, durumu şimdi budur. Gelin siz de görün’ diye bağırıyordu. Bu sadece bir iki kere olan bir şey değil. Yüzlerce kez bu işkenceleri yaşadık.  Bu duruma, demokrasi düşmanlarına, insanlık düşmanlarına ve Kürt düşmanlarına verilen bir ödül olarak bakmak lazım” dedi.

Editör: Arif Bulut