Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tulay Hatimoğulları, Tuncer Bakırhan ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, yaptıkları görüşme sonrası CHP Genel Merkezi’nde ortak basın toplantısı düzenledi.

Chp Dem Parti

Özel: Kamuoyunun önünde görüşmeyi sürdüreceğiz

CHP Genel Başkanı Özel, ziyarete ilişkin partilerin genel merkez düzeyinde görüşmelerinin ilk adımları olduğuna işaret ederek şunları söyledi: “Bundan sonraki süreçte de mecliste temsil edilen, mecliste en çok sandalyesi bulunan üçüncü parti durumunda olan DEM Parti ile ilişkilerimizi bundan sonra da kamuoyunun önünde, açık, şeffaf bir şekilde sürdürmeyi, karşılıklı ziyaretler yapmayı ve Türkiye’nin çok önemli meseleleri konusunda görüş alışverişinde bulunmayı sürdüreceğiz.”

Toplantı yerel seçimlerden bağımsız değildi

Özel, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Bugün ülke meselelerini konuştuk. En çok emekliler açısından yakıcı halde olan bu ekonomik krizi ve satın alma güçlüklerini, ekonomik krizi, işsizliği ve Türkiye’nin içinde bulunduğu tüm krizleri konuşma imkanı bulduk. Bu ziyarette ülke meselelerini konuşurken işin hem ekonomik boyutunu hem de siyasi boyutlarını konuştuk. Tabi ki bugünkü toplantını gündemi yerel seçimler bu kadar yakınken yerel seçimlerden bağımsız değildi.

‘Kayyum siyasetini kessin bir dil ile reddediyoruz’

Daha önce de ifade ettiğim bir konuyu burada da ifade etmek isterim ki, Cumhuriyet’in 100’üncü yılında Cumhuriyet’i kurmuş ve çok partili rejimi getirmiş, ülkeye çok partili demokrasiyi getirmekle haklı olarak övünen bir siyasi partinin Genel Başkanı olarak; Cumhuriyet’in 100’üncü yılında bazı seçmenlerin kendilerine yerel yönetici seçebildiği, bazılarının yerel yöneticilerini seçemediği, seçseler dahi yönetmelerine izin verilmediği bir ülkeyi kabul etmemiz mümkün değildir. O yüzden bu kayyım siyaseti bir kez daha kesin ve net bir dille reddediyoruz. Bu ülkenin 81 ilinde, bu ülkenin 1000’e aşkın ilçesinde, bu ülkede her seçmen kendisini kimin yöneteceğini seçebilmeli ve seçtiği kişiler kendisini yönetmeye devam edebilmelidirler.

Anayasa krizi

Bunun yanı sıra elbette ülke büyük bir anayasa krizi yaşamaktadır. Ülkenin cumhurbaşkanının sahiplendiği ve ülkenin seçilmiş milletvekillerinin adına yemine davet edilen Can Atalay’ın yemin edemediği, Hataylıların seçtiği milletvekiline milletvekilliği sıfatını siz veremezsiniz. Hataylılar olarak biz talimat alırsak, saraydan onu tutarız ve salmayız dedikleri bir noktada, Meclis Başkanı’nın da üzerine düşeni yapmadığı bir sürecin içindeyiz. Biz bu meseleyi sadece Can Atalay meselesi olarak görmüyoruz. Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı açısından gerçek ve tüzel kişiler açısından bağlayıcı olduğuna ilişkin anayasa metninin kabul edilmemesi, bir anayasayı ihlal girişiminden öte bir tek adam anlayışının anayasal düzene karşı darbe anlayışı olarak görüyoruz. Bugün AYM’yi yok sayan, yarın Meclisi, diğer gün diğer mahkemeleri yok sayacak ve bu tüm toplum için mal ve can güvenliğinin ihlal edildiği bir noktaya evrilmesi muhtemel olacaktır. Bunun için biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, olarak bu hafta sonu saat 13.00’e Tandoğan Meydanına bir çağrı da bulunduk. Bu çağrıyı bütün siyasi partilerle paylaştık. Bu çağrıyı tüm demokratik kitle örgütleri, STK’lar, meslek örgütleri ve siyasi görüşü ne olursa olsun Anayasaya sahip çıkan, özgürlüklere demokrasiye örgütlenme özgürlüğüne sahip çıkan, gösteri hakkına, yürüyüş hakkına sahip çıkan, emeğine ve ekmeğine sahip çıkan herkesi mitingimize davet ettik.

‘Gelin ortak geleceğimize sahip çıkalım’

Gelin ortak geleceğimize hep beraber Tandoğan’da sahip çıkalım diyoruz. ‘Sorunlarıma sahip çıkılsın’ diyen işsizleri, gençleri, emeklileri ve emekçileri; ‘biz size sahip çıkıyoruz’ diyen ve bu ülkenin ortak geleceğine sahip çıkmak isteyen herkesi pazar günkü mitingimize bir kez daha davet ediyorum. Sayın Eş Genel Başkanların şahsında tüm siyasetçi arkadaşlarına, üyelerine, bir kez daha saygılarımızı sunuyoruz. Önümüzdeki yerel seçimlerin ülkenin ortak geleceğine hep beraber sahip çıkma seçimleri olduğunu altını çiziyorum; nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür ediyorum.”

Hatimoğulları: Birçok başlığı görüştük

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ise şunları söyledi: “Değerli basın emekçileri, değerli halkımız bugün bizler Cumhuriyet Halk Partisi’nin birkaç hafta önce bize bir ziyareti olmuştu. Bizler de bugün iadeyi ziyarette bulunduk kendilerine. Kendilerinin sıcak karşılaması ve ev sahipliklerinden dolayı kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum. Sayın Özel’in de ifade ettiği gibi bugün bizler çok sayıda başlığı görüştük. Türkiye ve dünyanın içinden geçtiği siyasal süreci konuştuk. Özellikle Türkiye’de yaşanan ekonomik sorunlar, yargı krizi, anti demokratik uygulamaları değerlendirmeye çalıştık. Yargı krizi öyle derin bir boyuta gelmiş ki şu anda sevgili Can Atalay bir deprem bölgesinin, deprem kentinin milletvekili olarak parlamentoda olması gerekirken; şu an cezaevinde. HDP’nin Eş Genel Başkanları şu an kendi görevlerinde olmalıyken, halkla birlikte iç içe çalışmalarını sürdürmeliyken, tamamen siyasi gerekçelerle hukukta asla yeri olmayan gerekçelerle Kobanê kumpas davasında yargılamaları devam ediyor. Tahmin ediyoruz ki yakın zamanda da karara bağlanacak. Bunlar işte yargının içinde bulunduğu anti demokratik uygulamaları anayasayı ve hukuku tanımayan uygulamalarına bu olaylarla biz bir kere daha tanıklık ettik.

‘Çözümün önemini bir kez daha vurguluyoruz’

Yine ülkemizde yaşanan derin ekonomik krizde ve aslında yerel seçimlerin yaklaşıldığı bir dönemde belki bu sorunlar az konuşuluyor ama bu sorunlar bizim mutfağımızda, tenceremizde hepimizin yakinen hissettiği sorunlar iken, Türkiye’de 50 milyona yakın insan açlıkla, yoksullukla baş başa kalmışken, bizler bunların görünmez kılınmasına belli kesimler tarafından müsaade etmemeliyiz ve buna karşı bir duruş sergilemeliyiz. Bu ülkede DEM Parti olarak sıklıkla ifade ettiğimiz bu ülkenin demokratikleşmesinin önündeki en temel sorunlardan biri olan Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesinin kapılarının aralanmasını önlemini burada bir kez daha vurguluyoruz.

‘Demokratik cumhuriyeti inşa etmek hepimizin görevidir’

Değerli halklarımız, değerli basın emekçileri bugün bu ülkeyi demokratikleştirmek, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Demokratik bir Cumhuriyeti inşa etmek hepimizin görevidir. Yüzyıl boyunca eksik bıraktıklarımızı tamamlamak ve yeterince oturtulamamış hatta daha fazla olumsuzluklarla sonuçlanmış olan demokrasinin taşlarının yerine oturması bizim için tarihi bir fırsattır, ikinci yüzyılda bu mücadeleyi vermek ve bu mücadeleyi kesinlikle bütün kesimlerle, bütün siyasal ve toplumsal kesimlerle vermeyi önemsiyoruz.

Bizler elbette bugün yerel seçimleri de değerlendirdik. Yerel seçimler bazen genel siyasetin gölgesinde değerlendiriliyor ki bu çok da yanlış bir şey değil ama eksik bir şeydir. Yerel seçimler aynı zamanda kentin kendi dinamikleri üzerinden; kent hizmetleri ve şehir hizmetleri üzerinden değerlendirmek durumundayız. Bizler yerel seçim politikalarımızı ilk belirlediğimiz ve kamuoyuna açıkladığımız zaman kent uzlaşısından bahsettik. Kent uzlaşısında altını özellikle çizmek istediğimiz nokta şudur ki sadece o kente, siyasi partilerine ve siyasi dinamiklerine hitap eden bir şey değil, aynı zamanda oradaki tüm toplumsal dinamiklere, kadın hareketine, gençlik hareketine, doğa ve insan hakları savunucularına ezcümle o kentte yaşayan her kesimin kucaklaşmasını sağlayan, her kesimi temsil eden adaylarla yola çıkma konusunu önemsiyoruz.

‘İş birliği ve yöntemleri de konuştuk’

Bizler bugün elbette bu konularda neler yapılabileceğini işbirliği konusunda ‘yol ve yöntemler nasıl olur, olur mu, olmaz mı’ bütün bunlarla ilgili derinlemesine olmasa da bir görüşmeyi gerçekleştirdik. Ümit ediyoruz ki önümüzdeki günlerde yaşayacağımız yerel seçimler ülkenin demokrasisine ve biraz önce konuştuğumuz bütün sorun alanlarının önünün açılmasını sağlayacak bir nitelikte geçer. Tekrar ev sahipliğimden dolayı CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel ve heyetine teşekkürlerimi sunuyorum.

Diyaloğun sürmesi önemlidir

Diyalogların sürmesi önemlidir ayrıştırılıp kutuplaştırıldığımız bir dönemde siyasetin ve siyasetçilerin kriminalize edildiği bir dönemde yan yana durmak dayanışmak konuşabilmek farklılıkların bir arada bulunabilmesi demokrasi örneğidir. Bu örneğin daha da güçlenmesine ihtiyaç var. Ümit ediyoruz ki önümüzdeki günlerde bunu daha da güçlendirmek için hep beraber bütün demokrasi güçleri olarak bütün ölçeklerde emek verebiliriz. Ben ayrıca basın emekçilerine çok teşekkür ediyorum”

Bakırhan: Türkiye önemli krizler yaşıyor

Yaptıkları ziyaretin sadece bir iadeyi ziyaret olmadığını söyleyerek konuşmasına başlayan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Türkiye hem bölgede hem kendi içinde çok önemli sorunlar ve önemli krizler yaşıyor. Hem ana muhalefet partisi hem muhalefette bulunan partimizin Türkiye’nin yaşadığı bu sorunlar üzerinde fikir alışverişinde bulunması kadar doğal bir şey yok. Eş Genel Başkanımız ve CHP Genel Başkanının dediği gibi birçok şey konuşuldu tartışıldı” dedi.

‘Muhalefet kayyumlar konusunda tutarlı olmalı’

Bakırhan, şunları söyledi: “Kayyımlar sadece partimizin sorunu değil, muhalefet bu konuda tutarlı olmalı. Türkiye’nin temel gündemlerinden olan yerel seçimleri de konuştuk, tartıştık. Siz de takip ediyorsunuz; Türkiye’de hem çözülmemiş bir Kürt sorunu var hem de bölgede ikili bir hukuk uygulanıyor. İki dönemdir Kürt halkının, halklarımızın seçmiş olduğu iradesine kayyım atanıyor. Bu kayyımlar sadece DEM Parti’nin, seçmenlerimizin ve Kürtlerin sorunu değil. Bu kayyımlar aynı zamanda bizim irademize atandığı gibi Türkiye’de kendisine çağdaş, ilerici, sol, sosyal demokrat diyen hem siyasi partilerin hem de kişilerin de temel sorunudur. Önümüzdeki dönem bu kayyım rejiminin, kayyım sisteminin son bulmasını istiyoruz. Muhalefetin bu ikili hukuk karşısında tutarlı bir dil ve siyaset ortaya koyması gerektiğini düşünüyoruz.

‘Halk oylaması ile adaylarımızı belirliyoruz’

Siz de takip ettiniz, yaklaşık 90 yerleşim yerlerinde 100 bin delege ile bugüne kadar Türkiye başta olmak üzere Türkiye’nin hiçbir yerinde eşi benzeri görülmemiş bir halk oylaması yapmaya çalışıyoruz. Biz; yerel demokrasiyi, yerinden yönetimi önemseyen bir siyasi parti olarak halkımızın verdiği kararları esas alan bir yöntem izleyeceğiz. Doğaldır ki yereli ve yerel demokrasiyi önemseyen bir parti, aynı zamanda batıda yerel seçimlerde hangi nitelikte ve özellikte olacağı belli olan adayların seçimlerini de dikkatle izliyor.

‘Halkçı ve toplumcu yöneticilerin seçimi için hassas olacağız’

Önümüzdeki seçimde kent uzlaşısı çerçevesinde Türkiye’de demokrat halkçı şeffaf toplumcu belediyeciliği esas alan yöneticilerin seçimi için bir hassasiyet içinde olacağız. Önümüzdeki günlerde yerel yönetimler anlayışımızın batıda karşılık bulması için işbirliği, güç birliği dahil olmak üzere bu seçeneklerin tartışılması gerektiğini bugün dile getirdik. Arkadaşlarımız Kent Uzlaşısının yerel yönetimlerde işbirliği sağlanacak kentlerin hangileri olduğunu, hangi kentlerde bu çalışmanın yürütülebileceği konusunda bir çalışma yürütecekler. Önümüzdeki yerel seçimlerde emekçilerin, yoksulların ve onların iradelerinin yansıdığı halkçı toplumcu kazanması için biz parti olarak elimizden gelen bütün çabaları ortaya koyacağız.

Bize gösterdikleri bu sıcak ev sahipliğinden dolayı Sayın Özgür Özel şahsında CHP Genel Merkezine, çalışanlarına ve yöneticilerine de teşekkürlerimi iletiyorum. Hepinize kolay gelsin."

  

Editör: Ali Abbas Yılmaz