Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Çocuk, Emek ve Eğitim Politikaları komisyonları, Mesleki Eğitim Merkezleri’nin (MESEM) kapatılması ve çocuk ölümlerine son verilmesi talebiyle Milli Eğitim Bakanlığı önünde açıklama yaptı. “MESEM’ler derhal kapatılsın, çocuk ölümleri son bulsun” pankartının taşındığı açıklamada, basın metnini DEM Parti Emek Komisyonu Eş Sözcüsü Sevtap Aktar ile Çocuk Komisyonu Sözcüsü İhsan Saylan okudu.

8 çocuk yaşamını yitirdi

Kilis’te inşaatın 8'inci katından düşen 17 yaşındaki Murat Can Eryılmaz’ın ölümüyle birlikte son bir yılda MESEM kapsamında çalışırken iş cinayetinde ölen çocuk sayısının 8’e yükseldiği belirtilen açıklamada, “Zekai Dikici, Erol Can Yavuz, Ulaş Dumlu, Ömer Girgin, Ömer Çakar, Yiğit Zamanis ve Arda Tonbul bu dönem içinde Mesleki Eğitim Merkezi adı altında çalıştırılırken hayatlarından koparılan, ağır koşullarda çalıştırılıp hayatları çalınan tüm çocukları buradan bir kez daha anıyoruz” denildi.

Açıklamanın devamında ise şunlar yer aldı: “MESEM kapitalist sömürünün bir aracıdır, derhal vazgeçilmelidir. Çıraklık ve stajyerlik uygulamaları gibi çok sayıda düzenleme yapan iktidar, bu düzenlemelerle çocukların yaşam ve eğitim hakkını hiçe sayarak eğitimden uzaklaşmasına ve işçileştirilmesine neden oldu. Çalışma hayatında yetişkinlerle çarpık bir şekilde eşitlenen ve sayıları yüz binleri bulan çocukların sömürü ve istismarı arttı. MEB 2023 Eğitim Vizyon Belgesi’nde övünerek ‘Mesleki teknik eğitim öğrencileri okurken çalışıyor’ diyor. Biz ise iktidarın gurur duyduğu bu duruma karşı diyoruz ki mesleki teknik eğitim öğrencileri çalışırken ölüyor.

DEM Parti İstanbul adayı Beştaş: Kendimizden yanayız DEM Parti İstanbul adayı Beştaş: Kendimizden yanayız

1 buçuk milyon öğrenci var

2016 tarihinde örgün ve zorunlu eğitim kapsamına alınan Mesleki Eğitim Merkezleri’nde bugün yaklaşık 1,5 milyon öğrenci var ve bu öğrencilerin yaklaşık 300 bini 18 yaş altı. Şunu da soralım; bu çocuklar kim? Elbette biliyoruz ki MEB tarafından çalıştırılırken hayatını kaybeden, sakatlanan bu çocuklar yoksulların çocukları.  ‘Bir gün okulda, dört gün işyerinde eğitim’ gibi makyajlı sözlerle yoksulların çocuklar işçileştiriliyor,  yoksulluk kaderleri olsun isteniyor.

MEB şirket rolü oynuyor

2006 yılında MEB-Koç Holding işbirliği ve ‘Meslek lisesi memleket meselesidir’ hamaseti ile öğrencilerin sanayi için ara eleman olarak yetiştirilme projesinden MESEM uygulamasına kadar bu alanda yapılan her düzenleme, çocukların değil sermayenin yararına olmuştur. MEB adeta bir şirket rolü oynarken, bu birimin bakanları da her dönemin patronu haline geliyor. AKP’nin milli eğitim bakanları, ‘Haftada 1 gün okul!’, ‘Maaş ve sigorta!’, ‘İş garantisi!’ gibi sermayenin sihirli sözleriyle öteden beri MESEM’lere yoksul öğrencileri çekmeye devam ediyor. Buradan bir kez daha sesleniyoruz; devletin zorunlu eğitim kapsamındaki çocukları, sermayeye ucuz iş gücü olarak teslim edip ölümlerine zemin yaratması istismardır, suçtur. AKP iktidarı döneminde en az 907 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. İktidar, çocukların işçileştirilmesine yasal zemin sunan tüm uygulamalardan derhal vazgeçmeli, çocuklara yönelik suçların failleri yargılanmalıdır. İktidar ve yargı; işvereni ve sermayeyi korumaktan vazgeçmelidir. “

  

Editör: Ali Abbas Yılmaz