Kulp Kaymakamı Burak Akeller'in cami imamına yönelik darp olayında sular durulmuyor. Diyarbakır Valiliği'nin soruşturma başlatmasının ardından Diyanet-Sen de İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya çağrı yaptı.

Diyanet-Sen'den yapılan açıklamada, "İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'yı göreve çağırıyoruz. Vazifesi hukuku ayakta tutmak ve uygulamak olan bir devlet görevlisinin hukuku ayaklar altına alarak yaptığı vandallık asla karşılıksız kalmamalı, bölgeyi güvenlikçi ve yaftalayıcı bir refleksle değerlendirmenin bedelini tüm ülke olarak ödemek zorunda kaldığımızın bilinci içinde hareket edilmeli, kaymakam hakkında acilen soruşturma açılarak görevden el çektirilmelidir" denildi. 

Diyanet Sen Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde kaymakamın cami imamını darp etmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

DİYANET-SEN’den açıklama

Diyarbakır İl eşbaşkanlarının duruşması ertelendi Diyarbakır İl eşbaşkanlarının duruşması ertelendi

Diyanet Sen’in sosyal medyadan paylaştığı açıklamanın tamamı şöyle:

 “Esnafın kepenk açamadığı, huzurun kaybolduğu, kamu görevlilerinin can güvenliği endişesi ile evlerinden helalleşerek çıktığı bir dönemi geride bırakalı çokta olmadı. Bu dönemin en ağır bedelini bölgemiz çekti. Sözde devlet ve millet menfaatine yapılıyor denilen ama gerçekte terör örgütü ve odaklarının ekmeğine yağ süren eylem ve söylemlerin oluşturduğu tahribat büyük oldu. Bu tahribatın oluşturduğu yaraların rehabilitesi için samimiyeti ve devamlılığı olan çalışmalara ihtiyacımız var.

İhtiyacımız belli ve Cumhurbaşkanımız önderliğinde devlet aklında başlayan zihni ve fiili dönüşüm bize ve bölgemize umut veriyorken Kulp Kaymakamının görevi başındaki bir imama uyguladığı sözlü ve fiili şiddeti asla kabul edilemez. Şehit ailesine mensup ve kardeşi polis olan bir diyanet görevlisinin vatan ve millet sadakatini sorgulamak kimsenin haddi değildir.

Kulp Kaymakamının, inancımızın kutsal mekânlar olarak herkesin saygı ile girip çıktığı, içinde yüksek sesle konuşmaktan bile hicap duyduğu camide, hutbe sırasında İmam'a bağırarak müdahale etmesi hem hutbe adabına uymayan hem de cemaate saygısızlık içeren bir hareket olmuştur. İmam arkadaşımızın olgunluk göstererek bu provokasyona gelmemesine karşın Kaymakam çirkinliklere devam etmesi, namazdan sonra İmam'a sinkaflı küfürler etmesi, hakaretler savurması, "seni sürgün ederim" diye tehdit etmesi, en acısı en çirkini İmam'ı tekmelemiş, mikrofonun sopasıyla ve mikrofonla defaatle darp edip, geride delil bırakmamak için mikrofonu aldırıp camiden ayrılması hiç birimizin, insaflı hiç kimsenin kaldırabileceği türden bir olay değildir. Öncesinde imama camide kamera olup olmadığını sorması Kaymakam'ın bu eylemi anlık bir öfkeyle değil planlayarak yaptığının göstergesidir. Oysa varsa imamın bir kusuru bunun usulü ve yolu bellidir.

Bilinmektedir ki bölgemizde imamlar toplumun son derece saygı duyduğu, önem verdiği toplumsal sorunların çözümünde başvurduğu saygın kanaat önderleridir. Bu yönüyle Kulp Kaymakamının hem de cami içinde İmam'a karşı sergilediği bu şiddet ve hakaretler İmam'ın şahsında, taşıdığı bu misyona ve toplumsal statüye de bir saldırıdır.

Vatandaşla devlet arasındaki huzur ve güven iklimini zedeleyici, mülki idare makamının gerektirdiği sorumluluk ve görev anlayışı ile bağdaşmayan bu eylemle ilgili olarak

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'yı göreve çağırıyoruz.

Vazifesi hukuku ayakta tutmak ve uygulamak olan bir devlet görevlisinin hukuku ayaklar altına alarak yaptığı vandallık asla karşılıksız kalmamalı, bölgeyi güvenlikçi ve yaftalayıcı bir refleksle değerlendirmenin bedelini tüm ülke olarak ödemek zorunda kaldığımızın bilinci içinde hareket edilmeli, kaymakam hakkında acilen soruşturma açılarak görevden el çektirilmelidir.

Kulp Kaymakamı'nın imam arkadaşımıza yönelik hakaret ve şiddet eylemini nefretle kınıyor, bu eylemin cezalandırılması için konunun takipçisi olacağımızı belirtiyor, gereğini beklediğimizi tekrarlıyor, imam arkadaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi paylaşıyoruz."

Kulp Kaymakam Akeller

Kaymakam Akeller’den açıklama

Öte yandan Kulp Kaymakamı Akeller ise cami hocası M.K.'yı darp etmediğini belirterek, “Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından her hafta okunması gereken hutbede, bu hafta şehitlerimiz ile ilgili olarak rahmet duası vardı. Cami hocası bu kısmı okumadığı için ben de hutbeden sonra dışarıda kendisine tepki gösterdim. Cami hocası kendisine baskı yapıldığını söyleyince bu duruma kızıp, devletin memuruna kim baskı yapabilir diye tepki gösterdim. Cami hocası bu olaydan sonra hastaneye giderek bacağının ağrımasından dolayı rapor almış ve bunu da darp raporu diye dillendiriyor" ifadelerini kullandı.

Editör: Ali Abbas Yılmaz