Caner Kılıç/ÖZEL HABER

31 Mart’ta yapılacak olan ‘Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ için siyasi partilerin yanı sıra muhtar adayları da yoğun bir mesai harcıyor. Önceki seçimlere oranla bu yılki yerel seçimlerde yarışa katılacağını duyuran muhtar adaylarının sayısı neredeyse iki katına çıkmış durumda.

Her geçen gün renkli görüntülere sahne olan muhtarlık seçimleri genel seçimlerden daha çekişmeli geçiyor. Bazı muhtar adayları, siyasi parti liderleri gibi vaatlerde bulunuyor, büyük projeler açıklıyor, bazıları da sorunların çözümü için farklı modeller oluşturmak istiyor.

Farklı model oluşturmak isteyen adaylardan biri de Diyarbakır’ın Kulp İlçesi’ndeki Merkez Yeni Mahalle muhtar adayı Necattin Ateş. 1964 yılında Kulp’ta yaşama gözlerini açan Ateş, ilçede ‘Terzi Wece’ olarak tanınıyor ve biliniyor. Yaşamında birçok zorlukla mücadele eden Ateş, 35 yılı aşkındır terzilik yapıyor.

Sur Ajans için konuştuğumuz Ateş, seçim tarihinin açıklanmasından yaklaşık 8 ay önceden çalışmalarına başladığını söylüyor. Ateş, muhtarlığa yeni bir soluk getirmek istediğini söylüyor ve inşa etmek istediği model ile sorunlara yoğunlaşmak istiyor.

Neden aday olmak istediniz?

“Siyasetin olduğu bir atmosferde büyüdük. Yani siyasetten uzak bir coğrafya değil burası. İlçemizde ve mahallerimizde neyin eksik olduğunu ve halkın neyi istediğini biliyoruz. Ben biraz da ‘muhtarlık ile halk’ kavramlarını bütünleştirmek istiyorum. Bu yüzden aday olmak istedim. Biliyorsunuz siyaset bir gönül ve inanç işidir. Yaşadığım mahalleye hizmet etme kararı aldım. Tabi bu kararım bir iki aylık aldığım karar değil. Seçim tarihinde yaklaşık 8 ay önce verdiğim bir karardı. Bu kararımı da çevreme ve mahalledeki çok sayıda kişiye danışarak aldım. Şimdi 31 Mart’a kadar çalışmalarımı yürüteceğim. 1 Nisan’da ise halkın bana olan güvenini görmüş olacağım.

I M G 20240110 130432

Ben aday olduğumu duyurduğumda hakkımda algı yapıldı. Amacı aday olmak değil, geri çekilir dediler. O gün artık algıcılara karşı mücadele etmek gerektiğini düşündüm. 1 Nisan’da algıcılara cevabımı vermek için aday oldum.”

Peki size oy vermeleri için mahalleliye ne vaat ediyorsunuz?

“Ben şunu yapacağım, bunu yapacağım demiyorum. Yani ortaya bir proje atmıyorum ve vaat vermiyorum. (3B modelinin dışında) Muhtarlığın gücü ve etki alanı bellidir. Dediğim gibi biz kendi yerelimizde olup biteni biliyoruz. Eğer halk beni uygun görüp seçer ise 1 Nisan’dan sonra yapmak istediğim tek şey; Mahalleli ile muhtar arasındaki etkileşime dair örnek bir model oluşturmak.

Ben şuan çalışmalarımı sürdürürken, bazı seçmenler bana seçilir iseniz ne yapacaksınız diyorlar? Onlara ‘Siz benim arkamda, ben sizin önünüzde olacağım’ diyorum. Burada şunu anlatmaya çalışıyorum. Halkın yönetime katılması gerekiyor. Yani seçtiği siyasetçiyi yönlendirmiyorsa, orada bir inşadan söz edemeyiz. Bir siyasetçi arkasındaki kitle ile birlikte hareket ettiğinde başaramayacağı pek nadir şeyler olur.

Muhtarlığı bu açıdan önemsiyorum. Çünkü en yerelde muhtarlar var. Muhtarlar ile mahalleli bilinçli hareket ederse, yani toplumsal faydalara odaklanırsa ve bunu diğer mahalleler de örnek alıp uygularsa o zaman yerelden güçlü bir demokrasi temeline neden olur. Demokrasinin temeli yerelde sağlam atılmazsa sorunlarla kim baş edecek?

Dediğim gibi ben bir model oluşturmak istiyorum. Modele de ‘Birlerin Bilinç Birliği’ adını koydum. Kısaca ‘3B’ diyebiliriz. (Gülümsüyor) Biz genelin birleriyiz, birler bilinç olarak birliği inşa ederse muhteşem olmaz mı? Birlikte hareket edeceğiz ve sorunlarımızı birlikte masaya yatıracağız, ona göre plan yapıp adımlarımızı atacağız. Eğer bireyler olarak bu bilinç ile muhtarlığa bakıp hareket edersek, yeni inşaların birliğini de sağlarız. Ben sadece 3B modelini mahalleme kazandırmak istiyorum. Bu bir proje ise tek projem bu olur herhalde.”

Yani bu oluşturmak istediğiniz ‘modeli’ seçmenlerinize anlattınız mı? Nasıl bakıyorlar bu modele?

“Tabi seçmenler işsizlikten, yoksulluktan ve mahalleye yönelik fiziksel hizmette dair söylemler bekliyor bizden. Tekrar ediyorum. Seçmenlere söylediğim şey şu; ‘Sorunları biliyorum. Siz benim arkamda, ben sizin önünüzde olacağım’ diyorum şimdilik. Oy istiyorum bunun için çalışmalarımı sürdürüyorum. 3B’yi ilk size açıkladım. Mahalleli ile seçim sonrası 3B’yi konuşacağız. Mahalleli ile birlikte aynı bilinç ile hareket eder isek 3B’nin nasıl etkili bir model olduğunu görerek yaşamış olacağız.”

Mahalleli, sizden işsizlik, yoksulluk ve hizmete dair sözler bekliyor. Peki, 3B modeli bunlara nasıl çözüm olacak?

“‘3B modeli’ benim muhtarlık için tek projem diyebiliriz. Eğer mahalleli ile aynı noktada buluşabilir isek; işsizlik, yoksulluk ve hizmete ilişkin sorunları da halledebiliriz.”

Nasıl yani? Biraz açabilir misiniz?

 “Size şöyle bir örnek vermek istiyorum ama bu örneğimin yanlış anlaşmaması gerektiğini rica ediyorum. 35 yılı aşkındır ben terzilik yapıyorum. 1980’ler gibi farklı dönemlere tanık olduk. Burada sen en yakınını göremiyor isen genele yüzünü çevirmenin hiç faydası yok. Buraya yırtık elbisesini diktirmeye gelen insanlarımızı tanıyorum ve durumunu bildiğim için ona göre tutum alıyorum. Eğer durumunu bildiğimiz halde yanı başımızda olan insanlarımıza kayıtsız kalırsak, kendi bilincimizi sorgulamamız gerekiyor.

I M G 20240110 130351

Sorunuza gelecek olursak. Bir muhtar genelin en yerelini bilir. İşsizlik, yoksulluk ve hizmet gibi sorunlar… Politikaya meze olan ve giderek derinleşen sorunlar. Bu sorunlar, yine genelin en yerelindekilerin bilinçli adımları sayesinde çözüm masasına yatırılabilir.

Sosyal devlet ilkesini tanımladıklarında; ‘Bireylere asgari gelir güvencesi veren, risklere karşı koruyan, insani hizmetleri sunar’ diyorlar. 

Biz de mahalleli olarak ‘sosyal devlet ilkesini’ hatırlatacağız ve ona göre adım atacağız.

İstanbul ve Ankara’da gazetecilere gözaltı İstanbul ve Ankara’da gazetecilere gözaltı

İşsizlerimizi gerekirse Ankara’ya götürüp ilgili yerlerin önünden sesleneceğiz. Hizmet yapılmıyorsa bunu haykıracağız dile getireceğiz ve basına vereceğiz. Yoksulluk varsa bu vatandaşlarımıza buyurun ‘asgari gelir güvencesi sağlayın’ diyeceğiz.

Yani bireyler olarak birlik olacağız ve bilinçleneceğiz. O yüzden 3B modeli diyorum. Biz hakkımızı olanı isteyeceğiz. Adalet ve hukuk çerçevesinde. İşsizlik, yoksulluk ve hizmet eksikliği varsa bunun giderilmesi bir hak. Ben bunu tek başıma değil halkla birlikte talep edip mücadelesini vereceğiz."

Şuana kadar tanıdığınız muhtarlar bu bilinç ile davranmadılar mı?

“Buradaki muhtarlar kendi gücünü ve hakkını bilmiyor maalesef. Farkında değil belki. Mahalleli ile konuşuyoruz. Diyor ki, şöyle bir sorun var diyorum. Kaymakama gidin söyleyin diyor. Ya da kaymakama söyledim. Yapmıyorlar. Elimden bir şey gelmiyor diyorlar.

Eğer vatandaşın bir sorunu varsa onla birlikte ilgili kuruma gidersiniz. Sorun ciddi ise mahalleliyi de gerekirse alır gidersiniz. ‘Kaymakam yapmıyor’ demekle geçiştirilemez. Bunun Ankara’ya kadar yolu var. Dedim ya bizim cidden haklarımız konusunda bilinçlenmemiz gerekiyor.”

Son olarak var mı bir çağrınız? 

“Bilinçten yana, sorununuzu çözebilecek iradeyi ortaya koyabileceğine inandığınız adaylara oy verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yeni, güçlü, örnek, mücadeleci ve dayanışmacı bir mahallenin inşası için ben de Merkez Yeni Mahalle seçmeninden oy istiyorum. ‘3B ile başaracağız’ diyorum.”

Editör: Haber Merkezi