Maraş merkezli depremde, 8 Şubat’ta Diyarbakır’da yıkılan binalardaki arama kurtarma çalışmalarını takip edip, gönüllü bir arama kurtarma çalışanıyla röportaj yaptığı sırada “yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçlamasıyla haber kaynağıyla birlikte gözaltına alınan Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Mehmet Güleş hakkında açılan soruşturmada karar verildi.

Gazeteci Sadık Topaloğlu’na tutuklama Gazeteci Sadık Topaloğlu’na tutuklama

Röportaj veren gönüllünün “Burada AFAD yok, UMKE yok, burada halk kendi imkânlarıyla savaşıyor” sözlerini sarf ettiği sırada polisler tarafından muhabirimiz Güleş ve haber kaynağı gözaltına alındı. Gazeteci Güleş’in malzemelerine el konuldu. Güleş, hakkında soruşturmayı yürüten Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, “bilginin yayılmadığı” sonucuna vararak, “kovuşturmaya yer olmadığı” kararını verdi.

‘Yayınladıklarının kanıtı yok’

“Kovuşturmaya yer yok” kararında, Türk Ceza Kanunun 217/A maddesindeki “Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır”  düzenlemesi hatırlatıldı. Kararda, şüphelilerin bahse konu kaydı alenen yaydıkları konusunda delil bulunmadığı, atılı suçun oluşabilmesi için kaydın alenen yayınlanmasının gerektiği, bu itibarla suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kaydedildi.

‘Kaydın içeriğinde panik yaratacak delil yok’

Kararda, atılı suçun oluşabilmesi için beyan veya haberin kamu barışını bozmaya elverişli olması gerektiği gibi bu koşul sağlayan beyan ve haberin de sırf halk arasında endişe korku veya panik yaratma amacıyla yapılması gerektiği vurgulandı. Kararda, kaydın yapılan içerik incelemesinde, belirtilen beyanların kamu barışını bozmaya elverişli olmadığı gibi söz konusu beyan içerikleri ve alınan şüpheli savunmaları uyarınca şüphelilerin sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle hareket ettikleri hususunda dosya kapsamında delilin bulunmadığı, bu haliyle de atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kaydedildi.

El konulan malzemeler iade edilecek

“Kovuşturmaya yer yok” kararında Güleş’in el konulan bilgisayar, fotoğraf makinesi ve cep telefonun iadesi de kararlaştırıldı.

Kendisi hakkındaki “kovuşturmaya yer yok” kararını değerlendiren gazeteci Güleş, depremin yıkıcılığına işaret ederek, ilk olarak gazetecilerin enkaz alanlarına giderek felaketin boyutunu kamuoyuna duyurduğunu hatırlattı. Enkaz alanlarına devlet eliyle gerçekleşen arama kurtarma çalışmaların günler sonra başlatıldığını anımsatan Güleş, kendisinin de enkaz başında arama kurtarmaları çalışmalarına katılan bir kişiyle röportaj yaparken “yanıltıcı bilgiyi yaymaktan” gözaltına alındığını hatırlattı.

‘Yanıltıcı bilgi yoktu ne ise oydu’

Gözaltında bir gece geçirdikten sonra “adli kontrol” tedbiriyle serbest bırakıldığını dile getiren Güleş, “Aslında orada yanıltıcı bir bilgi yoktu. Halkın devletin deprem politikalarına karşı, bir adım atmamasına ilişkin tepkisi vardı. Doğal olarak halk tepkisini gösterir, bu tepkiler yalnızca bizim haberlerimizde dile getirilmiyordu. ‘Kızılay yok, devlet yok’ tepkisi bir gözaltı gerekçesi olamaz ki, bir haber herkesi tatmin edemez. Haber eleştireldir, nefret gibi bir içerik barındırmıyordu. Aksine halkın beraber hareket edişini açık bir şekilde gösteriyordu” diye konuştu.

‘Özgür basına geri adım attıramazsınız’

Deprem haberlerinde ana akım medyanın bir kahramanlık tablosu çizdiğini muhalif basının ise gerçek tabloyu yansıtmaya çalıştığını vurgulayan Güleş, “Özgür Basın bilindiği gibi her zaman hedef halindedir. Ama Özgür Basın’da baskı ve yıldırmalara karşı gazeteciliğe devam etme, halkı aydınlatma ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam etme geleneği vardır. Bırakıldığım gecenin sabahında ben yine işimin başındaydım. Ben geri adım atmadım. Bir Özgür Basın çalışanın, malzemesine el koyarak yahut gözaltına alarak geri adım attıramazsınız” şeklinde konuştu. (Kaynak: MA)

Editör: Ali Abbas Yılmaz