İnsan Hakları Derneği (İHD), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Urfa Barosu, Urfa T Tipi 1 ve 2 Nolu Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladıkları “Mahpuslar Raporunu” basın açıklamasıyla duyurdu.

Urfa Barosu binası önünde gerçekleştirilen açıklamada konuşan Baro Başkanı Abdullah Öncel, "Urfa T Tipi Kapalı Cezaevi kapasitesinin normalde 680, artırılmış kapasiteyle bin-bin 100 arasında olduğu belirtilmiştir. Urfa T1 Cezaevinde bin 666 mahpus bulunduğu tarafımıza iletilmiştir. Urfa T2 Cezaevinde ise bin 744 mahpus bulunduğu tarafımıza iletilmiştir. Ceza infaz kurumlarında insan onuruna uygun koşullar yaratılmalıdır. Ceza infaz kurumlarında fazla mahpus bulunması hastalık oluşmasına neden olacağı barizdir" diye konuştu.

Öncel, Urfa T Tipi 1 ve 2 Nolu Cezaevlerinden 34 tutsağın ise ailelerinden uzak kendi istekleri dışında başka cezaevlerine sevk edildiğini söyleyerek, "Sevklerin genellikle mahpusların ailelerinden oldukça uzak yerlere gerçekleştirilmesi de başka bir ihlal alanıdır. Ekonomik durum bakımından aileler için ciddi sorunlar yarattığı ve aile ile iletişimin tamamen koparıldığı gözlemlerimiz arasındadır.  Mahpusların kendi istekleri dışında sevk edilmeleri özel hayat saygı hakkında müdahaleyi oluşturmaktadır" dedi ve şöyle devam etti:

"İdare hasta mahpusların tedavi süreçlerini aksamadan devam etmesi için program oluşturmalıdır. Cezaevinde çok sayıda engelli mahpus olduğu tarafımıza iletilmiştir. Kendi başına yaşamını idame ettiremeyen mahpusların bakımı uzman ve alanında yetkin kişiler tarafından sağlanmalı, engelli mahpusların hakları gözetilmelidir. Bu durumda olan tüm hasta mahpusların tedavi ve tetkikleri tam ve eksiksiz olarak yapılmalı, hapishanede yaşamını devam ettiremeyecek tüm mahpusların derhal tahliyesi sağlanmalıdır. Yine tespit ettiğimiz üzere idare tarafından, engelli ve kendi başına hayatını idame ettiremeyecek mahpusların bakımı için oluşturulan koğuşta, TMK çerçevesinde hükümlü bulunanlar yararlandırılmamaktadır. İdare sahip olduğu yükümlülükler uyarınca tüm mahpuslara eşit yaklaşmalıdır. Bu yükümlüğe aykırı her davranış eşitlik ilkesinin ihlaline neden olacaktır.

Cezaevlerinde işkence, insanlık dışı ve kötü muamele yasağına ve yaşam hakkı ihlallerine yönelik, iddialara karşı, bağımsız, tarafsız ve etkin soruşturmalar yürütülmelidir.

Koğuş değişimi sırasında bir tutsağa "Ben PKK’liyim" şeklinde kâğıt imzalatıldı. Söz konusu eylem bireylerin içsel alanına müdahaledir. İdari kurumlar negatif yükümlülüğü gereği içsel olana müdahale etmeme yükümlülüğü altındadır. Buna aykırı her davranış Anayasa madde 15 ve Anayasa madde 24 ihlaline neden olacaktır. İdari kurumlar derhal negatif yükümlülüklere güvence sağlamalıdır"

Cezaevini polisler bastı Cezaevini polisler bastı
Editör: Haber Merkezi