İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Cumartesi Anneleri ve kayıp yakınlarının mücadelesine atfettiği 17’nci Genel Kurulu’nu bir otelin konferans salonun da gerçekleştirdi. Konferans salonuna “Yaşama ses ver tecridi kaldır”, “Jin, Jîyan, Azadî”, “Hasta mahpuslar için adalet” ve “Yüzleşme ve hesaplaşma için kayıplar bulunsun failler yargılansın” pankartları ve 6 Şubat depreminde yaşamını yitiren İHD’li Melike Alp’in fotoğrafı asıldı.

Genel Kurul’a Barış Anneleri, Cumartesi Anneleri, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Diyarbakır İl Yönetimi, Milletvekili Ceylan Akça, Diyarbakır Tabip Odası, Diyarbakır Barosu, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Rosa Kadın Derneği, Eğitim Sen, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.

İSİG: En az bin 803 tarım işçisi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti İSİG: En az bin 803 tarım işçisi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti

Saygı duruşu ile başlayan kurulda, ilk olarak söz alan İHD Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Abdullah Zeytun,  “İHD siyasal baskıyla hedef olan alanların başında gelmektedir. Devlet ve siyasal iktidarın artan baskıları nedeniyle sorumluluğumuzun arttığının farkındayız. Bizim en önemli ilham kaynağımız kayıp yakınları ve Cumartesi Anneleri’dir. Bu yüzden bu yılki kongremizi asla geri adım atmadan daha yüksek bir sesle ‘Kayıplar bulunsun failler yargılansın’ diyen cumartesi annelerine adıyoruz.

Cezasızlık politikaları her geçen gün artıyor. Rozerin Çukur, Hêlîn Şen ve daha birçok kişinin katilleri yargılanmamıştır. Hukuksuz yargı uygulamaları yaygınlaştırılmış ve Kürt bölgesi deney yeri haline getirilmiştir. Cezasızlıkla mücadele etmek bizim temel sorumluluklarımızdan biri. Hukuksuzlaşma ortamında insan hakları mücadelemize devam edeceğiz.

Hak savunucuları olarak demokrasi ve adaleti talep etmenin yanında bunların inşası içinde mücadele edeceğiz. İHD olarak hak temeli demokratik siyasetin gelişmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bugün görevimin son bulduğunu da paylaşmak istiyorum, yaşamıma kattıkları için kurumuma ve arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum, yeni görev alacak arkadaşlarıma da başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

İHD Genel Sekreteri Hüseyin Küçükbalaban, İHD 37 yıllık mücadelesini hatırlatarak, “İnsan hakları hareketinin özü politik oldu, siyasallaştı. Yenidünya ve yaşam düzenin mümkün olduğuna dair normları ortaya koydu. Kurulduğumuz günden bu yana çok sayıda arkadaşımızı kaybettik, işkencelere maruz kaldık ama insan hakları hareketinin yürüyüşü değişmedi. Savaşa, çatışmaya, inkâra karşı 37 yıllık duruşumuzu koruduk. Çünkü bunlardan vazgeçtiğiniz zaman insanlığınızı unutmuş olursunuz” ifadelerini kullandı.

Çözüm sürecini hatırlatan Küçükbalaban, “Milli Savunma Bakanlığı son bir yılda 991 militanın öldürüldüğünü söyledi. Bölgede ciddi bir çatışma yaşanıyor. Yeniden bu toprakların barışa ihtiyaç vardır. Talep edeni değil inşa edeni olmak istiyoruz. Bu mesajı vermek istiyoruz. Kürt sorununun demokratik çözümüne yönelik taleplerimiz var. Her sıkıştığı dönemde Kürt sorununu çözdük diyen iktidara seslenmek istiyoruz, bu sorunların hiçbiri çözülmedi, bu sorunların üstünü örttünüz, savaş ve bastırma politikasını uyguladınız. Cumhurbaşkanlığına da çağrıda bulunuyoruz yeni sayfalarınızı önce Kürtlerle açın, romanlarla açın diğer türlü yeni sayfa açılma bir şey ifade etmiyor” diye konuştu.

İHD Genel Başkan Yardımcısı Rehşan Bataray Saman da, “İHD’ye baktığımızda 90’lı yollarda İnsan Hakkı ihlalini de aşan bedeller yaşandı. Geçmişte ve günümüzde yaşanan hak ihlallerine karşı mücadelemizi sürdürmeye devam ediyoruz” dedi.

Konuşmaların ardından İHD’nin bölge kentlerinde yaşanan ihlallere ilişkin hazırladığı sinevizyon gösterimi sunuldu. Sonrasında katılanlardan dilek ve talepler alındı.  Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren, Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Elif Turan, THİV Amed Temsilcisi Murat Aba ve KESK’yen Siraç Çelik,  İHD’nin çalışmalarının önemine değinerek, yeni dönemde başarılar diledi.

İHD’nin ilk kurucu üyelerimden Mehmet Vural da “87’nin sonunda Diyarbakır Şubeyi kurduk. O zaman insan haklarına ihtiyaç kalmaz demiştim ama bugün tam tersi daha çok ihtiyaç var. Maalesef ülkemizin gerçekliğidir. Ayrımsız bir çözüm sürecine ihtiyaç vardır. Türkiye bunu başarabilirse iyi bir süreç yaşanacaktır. Çözüm silahta değil çözüm uzlaşmadadır” dedi.

Yine İHD Diyarbakır eski Şube Başkanı Raci Bilici de “Tek bir kişinin katledilmemesi için mücadelemize devam edeceğiz. Cezaevlerinin kapısını açacağız, bu savaşın son bulması için elimizden gelen her şeyi yapacağız” diye belirtti.

İHD’nin yönetim kuruluna Ercan Yılmaz, Suzan Mehmetoğlu Aksoy, Ömer Saman, Jiyan Ormanlı, Yakup Güven, Esra Saçaklıdır, Ali İhsan Demirtaş seçildi.