SUR AJANS- Araştırmaya göre, anadilini Hanede/Aile İçinde Her Zaman konuşanların oranı %42,2 iken, %17,7’si Nadiren,  %9,1’i hiçbir zaman konuşmadıklarını bildiriyor.

Anadil Konusma Ornai

Araştırmaya göre, anadili Türkçe olmadığı halde hanelerinde/ Aile İçinde sadece Türkçe konuşanların oranı %18,8, Türkçe ve kendi anadillerini hanelerinde birlikte konuşanların toplam oranı  %46 olurken, toplamda ise bu oran %64,8’e ulaşıyor.

Anadil Kullanimi Arastirma

Araştırmada devlet dairelerinde anadillerinden kaynaklı ayrımcılığa maruz kaldıklarını söyleyenlerin oranı yüzde 77,7.

Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi, 2-9 Mayıs 2024 tarihleri arasında 16 kente, Türkiye’de Türkçe Dışında Konuşulan Anadillerinin Kullanım Düzeyi ile Anadillerine İlişkin Talep ve Eğilimleri ölçebilmek için bir saha araştırması yaptı.

16 kentte 1276 kişi ile yapılan araştırmada Diyarbakır, İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Antalya, Antep, Çanakkale, Mersin, Elazığ, Mardin, Urfa, Van, Batman, Şırnak ve Ağrı illeri yer aldı.

Araştırmaya katılanlar

Araştırma grubunun %60,7’si Erkek %39,3’ü Kadın katılımcılardan oluşuyor. Orta yaş grubunun daha çok katılım gösterdiği tespit edilen çalışmanın %30,1’i 45-54 yaş aralığındaki, %28,7’si 36-44 yaş aralığındaki katılımcılardan oluşuyor.

Online araştırmalarda sıklıkla karşılaştığımız bir durumun bu çalışmada da gerçekleştiği dikkat çekmiştir; Katılımcıların Eğitim/Öğretim düzeyi nispeten yüksek olduğu görülmüştür; Zira katılımcıların %61,1’i Ön lisans/Lisans, %20,1’i Lisansüstü mezunu olduğunu bildirmişidir.

Verilere göre çalışmaya katılanların toplamda %18,3’ü gelir getiren herhangi bir işte çalışmamaktadır.  Araştırma grubunun istihdam durumu incelendiğinde ise %22,9’unun Devlet Memuru/Şef/ Müdür vs,  %18,9’unun Profesyonel Meslek (Mim. Av., Dr., vb) sahibi olduğu görülmüştür.

Çalışma kapsamında araştırma grubuna Anadilleri/lehçelerinin ne olduğu sorulmuştur. Yanıtlara göre  % 74’ü Anadilim Kurmancî %11,9’u Kirmanckî/Zazakî, %5,3’ü Kurmancî ve Kırmanckî/Zazakî derken; aralarında Süryanice, Ermenice, Arapça, Gürcüce, Çerkezce, Lazca, Rumca, Osetçe vb. dillere sahip toplamı %8,8’lik bir kesimin araştırma grubu içinde yer aldığı görülmüştür.

Araştırmada dikkat çeken kimi veriler şöyle:

Çalışmanın verilerine göre; anadili Türkçe olmadığı halde hanelerinde/ Aile İçinde sadece Türkçe  konuşanların oranı %18,8 iken, Türkçe ve kendi anadillerini hanelerinde birlikte konuşanların toplam  oranı %46’dır. Bu verilere göre araştırma grubunun toplamda %64,8’inin hanesinde Türkçe kullanımı  mevcut.

Ayrıca Anadilini Hanede/Aile İçinde Her Zaman konuşanların oranı %42,2 iken %17,7’si Nadiren,  %9,1’i Hiçbir Zaman konuşmadıklarını bildiriyor. Verilere göre; Anadilin hanede yaygın kullanımı  katılımcıların yarısının altında seyretmekte. Cinsiyet karşılaştırmasına baktığımızda Erkek görüşmecilerin, %46,3’ü Her Zaman, Kadın görüşmecilerin, %35,9’u Her Zaman hanelerinde  Anadillerini konuştuklarını bildirmişlerdir. Anadili kullanımında Kadınların oranının düşüklüğü dikkat çekiyor.

Yaş tablosuna baktığımızda ise orta yaş grubunun anadili her zaman konuşanlar içinde en çok  konuşan grubu oluşturduğu, 65 yaş üstünün ise anadilini her zaman konuşma oranının nispeten  düşük olduğu dikkat çekiyor.

Anadil ile hanede konuşulan diller karşılaştırmasına baktığımızda ise Anadilim Kurmancî yanıtını  veren görüşmecilerin, %51,5’i hanelerinde Kurmancî- Türkçe, %13,3’ü Türkçe; Anadilim Kirmanckî/Zazakî yanıtını veren görüşmecilerin %27,6’sı hanelerinde Türkçe, %14,5’i  Kirmanckî/Zazakî-Türkçe konuştuklarını söylüyor.

Ayrıca rapordaki veriler farklı anadillere sahip olan her 10 kişiden en az 7’sinin Sokak/Sosyal hayat  dilinin Türkçe olduğunu göstermektedir. Cinsiyet tablosuna göre sokakta ya da sosyal hayatta  kadınların erkeklere göre daha çok Türkçe konuştuğu görülüyor.

Araştırma grubuna Anadilini Anlama, Konuşma, Okuma, yazma düzeyine ilişkin sorular da yöneltildi. Buna göre toplamda her 5 katılımcıdan biraz fazlası anadilini az ya da hiç bilmemekte  (Toplamda %21,9) iken katılımcıların toplamda %78,1’i anadilini iyi anladığını söylemektedir. Yine aynı araştırma grubunun toplamda %40,5’i Anadilini az ya da hiç konuşamadığını, Toplamda %50,9’u  Az ya da hiç okuyamadığını, Yine toplamda %58,9’u Anadilinde az ya da hiç yazamadığını  bildiriyor.

Cinsiyet karşılaştırmasına baktığımızda kadınların, yaş tabloları incelendiğinde ise yaş küçüldükçe  anadilini anlayabilme, konuşabilme, okuyabilme ve yazabilme oranının düştüğü görülüyor.

Anadilini az anladığını veya hiç anlamadığını bildiren katılımcılara “Anadilinizi Niçin  Anlayamıyorsunuz/Tam Anlayamıyorsunuz?” sorusu yöneltilmiştir. Yanıtlara göre %38,6’sı Ailemde  Konuşan Olmadığı için/Ailem Öğretmediği İçin, %37,1’i Dışlanmamam İçin Sadece Resmi Dil Öğretildi derken; Anadilini Az Konuştuğunu ya da Hiç Konuşamadığını bildiren katılımcıların ise %38,7’si “Anadilimi  iyi Konuşamadığım ve Kendimi İyi İfade edemediğim İçin”, %33,9’u “Ailemde/çevremde Konuşan  olmadığı için”, %24,2’si “Anadilimi öğrenebileceğim bir okul ve kaynak olmadığı İçin” Anadilini  konuşamadığını bildiriyor.

Yetkililerin çağrılara kayıtsızlığı çocukların yaşamına mal oldu Yetkililerin çağrılara kayıtsızlığı çocukların yaşamına mal oldu

Çalışma kapsamında Araştırma grubuna “Hane içinde Anadilini kimler/hangi yaş grupları ne sıklıkta  konuşuyor?” sorusu da yöneltildi. Gelen yanıtlara göre; Hanede Annelerin %61,8’i, babaların  %63,4’ü Çok Sık Anadillerini konuşabiliyor iken, Yaş küçüldükçe hanede anadili konuşma sıklığının da dramatik düzeyde düştüğü görülüyor. Buna göre Hanede 0-5 yaş arasında çocuk  olanlarda bu çocukların %42,9’u Anadillerini hiç, %19,6’sı nadiren; 6-11 yaş grubu çocukları  olanlarda bu çocukların %41,4’ü Hiç, %21,5’i Nadiren, Hanedeki 12-17 yaş aralığında  çocukların %38,3’ü Hiç, %25,4’ü Nadiren, 18-24 yaş aralığında olanların %20,6’sı Nadiren,  %25,2’si Hiç Anadillerini konuşmamakta.

Öte yandan hanede bulunan 65 yaş üstü bireylerin  %1,7’si Nadiren anadillerini konuşurken %4,7’si Hiç anadillerini konuşmadıklarını bildiriyor.

Araştırma grubuna “Hanenizde 0-18 Yaş Grubundan Çocuk Var Mı?” sorusu yöneltilirken,  yanıtlara göre katılımcılarımızın %63,9’u Evet var demiştir. Bu yaş grubu ile evde/hanede anadillerini konuşup konuşmadıkları sorulmuş, katılımcıların %62’si bu soruya “Evet” yanıtını veriyor.

“Hayır” diyenlere nedeni sorulmuş; %34,7’si Öğretecek kadar iyi bilmediğim için, %34’ü Çevremiz hep Türkçe konuştuğu için, %28,1’i Anadilimi bilmediğim için demiştir. Buna mukabil  toplamda %67,2’si bu yaş grubu çocuklarına anadillerini öğretmek için çaba sahibi olduğunu  bildiriyor.

Hanenizde Yaşayan Çocuklarla Anadilinizde Masallar/Hikâyeler Anlatıyor Musunuz? Ya da  Hanede Anlatan Başka Biri Var Mı?” sorusuna katılımcıların %46,3’ü Anlatabilecek kimse yok biçiminde yanıt veriyor.

Araştırma grubu içinde okul çağında olan çocukları için yaşayan diller ve lehçeler seçmeli dersine  başvuranların oranının ise %32,8 olduğu görülürken, Seçmeli ders talep edenlerin %16,4’ü Talep  ettiğimiz anadilde çocuklar için sınıf açıldı derken diğer başvurulara yanıt verilmediği ya da değişik  gerekçelerle sınıflar açılmadığı tespit edildi.

Bununla birlikte katılımcıların %98,4’ü Çocuklarının anadillerinde eğitim görmesini istediğini bildiriyor.

Anadilinizin Korunması ve Geliştirilmesi Gerektiğini Düşünüyor Musunuz?” sorusuna katılımcıların %99,4’ü Evet derken; “Anadilinizin Varlığını Sürdürmesi Önünde En Büyük Tehlike Sizce Nedir?” sorusuna açık uçlu yanıt veren katılımcıların %52,5’i Anadilde Eğitimin Olmaması, %17,4’ü Ailelerin Çocuklarıyla Türkçe Konuşması, %17,4’ü Baskı ve Asimilasyon Politikaları diye yanıt veriyor.

Akabinde sorulan “Anadilinizin Korunması ve Geliştirilmesi İçin 1.öncelikli Olarak Neler

Yapılmasını Önerirsiniz?” sorusuna katılımcıların %36,1’i Eğitim/Öğretim Dili Olmalı, %29,6’sı Yasal/Anayasal Güvencelere Kavuşmalı, %16,5’i Resmi Dil Olarak Kabul Edilmeli, %12,5’i Aileler Çocuklarına Anadillerini Öğretmeli yanıtlarını veriyor.

Araştırma grubuna anadillerinden kaynaklı ayrımcılığa maruz kalıp kalmadıkları da soruldu.

Verilen yanıtlara göre, Devlet dairelerinde%77,7’si Evet, %11,6’sı Kısmen; Sağlık Kurumlarında ,  %62,1’i Evet, %23,5’i Kısmen; Eğitim Kurumlarında , %75,9’u Evet, %13’ü Kısmen; Toplu taşıma da %40,4’ü Evet, %28,5’i Kısmen; Müzik/film gösterimlerinde %61,1’i Evet, %19,4’ü Kısmen; Giyim/Kuşamda %47,5’i Evet, %19,6’sı Kısmen; İnanç/Bayram ve Kutlama ritüellerinde %48,6’sı Evet, %20,5’i Kısmen; Sosyal çevresinde %31,2’si Evet, %31,3’ü Kısmen; Sosyal Medya da %46,6’sı Evet, %26,6’sı Kısmen; İş ortamında %48,4’ü Evet, %22,7’si Kısmen;  yaşanılan kentte %28,7’si Evet, %27’si Kısmen Ayrımcılığa maruz kaldıklarını bildiriyor.

Bu  yanıtlar Anadili ve Kültürü Türkçeden ve Türklükten farklı olanların ayrımcılığa uğradıklarına dair  yaygın bir kanaat olduğunu gösteriyor.

Editör: Haber Merkezi