Çocuk işçiliği yüzde 22,1 Çocuk işçiliği yüzde 22,1

SUR AJANS- Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Genel Kurulu tarafından 1999’dan buyana 21 Şubat  “Dünya Anadil Günü” olarak kabul edildi. Dünya Anadil Günü, aynı zamanda kaybolan ya da kaybolma riski ile karşı karşıya olan dillerin yeniden hatırlandığı bir gün olarak kutlanıyor. Türkiye’de tek dil politikası kapsamında bugüne kadar 18 dil tehdit altında. Kürtçe üzerinde uygulanan asimilasyon politikası aralıksız sürüyor. Kürt Edebiyatçılar Deneği Eşbaşkanı Rêdûr Dîjle, 21 Şubat dolayısıyla anadilin önemine değindi.

‘Dil kimliksel varoluştur’

“Dil bir iletişim aracından çok toplumun en kıymetli varlığıdır” diyen Dîjle, “Zira bu varlık duygu ve düşünce bağlamında toplumun zihniyet, ahlak ve estetiğini barındırır. Bu aynı zamanda toplumun kimliksel varoluşudur. Toplum bu varoluş kimliği ile yaşamını idame eder. Dolasıyla dilin gelişmişlik düzeyi, toplumun yaşamının gelişmişlik düzeyini gösterir. Hakeza dilin gelişmişlik düzeyi ne kadar düşük ise yaşam düzeyi de o kadar düşük olur. Bu, zamanla o dilin asimilasyona uğramasına yol açar” dedi. 

‘Başkalarının dili bizim için kolonyal bir dildir’

Kendi dilliyle yaşamını idame edemeyen bir toplumun dilinin zamanla egemen dilin hegemonyası altında yok olmaya mahkûm olacağını vurgulayan Dîjle, egemen dilin hegemonyası altına girmenin asimilasyon anlamına geldiğini hatırlattı. Dil üzerindeki asimilasyonun “kültürel soykırım” politikası olduğunun dile getiren Dîjle, “Kültürel soykırım, fiziksel soykırım ötesi bir kırımdır. Yani kendi dilin ve kodların ile düşünmenin önüne devasa setler koyar. Başkalarının dili bizim için kolonyal bir dildir ve bu kolonyal dil ile olan yaşam da kolonyal bir yaşamdır. Bu nedenle doğru bir temelde kendi hakikati ile iletişim kurmak ve bu iletişimi en doğru şekilde kimlikle bağlantısını kurmak gerekir. Bu tür toplumlar hasta toplum olmakla beraber her türlü zayıflığa müsait olur. Bu nedenle Kürt kamuoyunun kendi hakikati ve öz kimliği ile yaşamak istiyorsa dili etrafında kenetlenmesi ve yaşamın her alanında dili ile konuşup yazması gerekir. Bunun dışındaki yaşam, başkasının yaşamı olur” diye konuştu.

Resmi dil talebi

Hemen hemen her gün Kürtçe pankart, açıklama, tiyatro, müzik ve benzeri yasaklamalara tanıklık edildiğini sözlerine ekleyen Dîjle, “Amaç, Kürt’ün hakikati ile olan iletişimini engellemektir. Ayrıca Kürt’ün zihniyeti, ahlakı ve estetiğini tamamıyla ortadan kaldırmaktır. Kürt Edebiyatçılar Derneği olarak temel amacımız ve arayışımız bu ruhu, bu, estetiği, bu zihniyeti özgün bir şekilde edebiyat yoluyla görünür kılmaktır. Şu ana kadarki çalışmalarımız bu yöndedir ve bundan sonra da bu yönde olacak. Elimizden geldiğince edebiyat yoluyla bu ruhu, bu kimliği, bu rengi ve yaşamın her alanına taşıyacağız” diye konuştu. 

‘Kürt dilinin resmi dil ve eğitim dili olması için bu mücadelenin yükseltilmesi gerekir’

Dünya Anadil Günü’nün önemini yeniden hatırlatan Dîjle, şöyle devam etti: “Bugün, nasıl diğer ezilen diller için önemli bir gün ise aynı şekilde Kürt dili içinde önemi büyüktür. Kürt dilinin resmi dil ve eğitim dili olması için bu mücadelenin yükseltilmesi gerekir. Kürt kamuoyunun da bu hassasiyetle yaklaşmasını umuyoruz.”

Kaynak: MA