Mardin’in Artuklu ilçesi kırsal Dara (Oğuz) mahallesinde dün gece saatlerinde Mehmet Uyanık (Şiyar) Ecevit isimli erkek, 3 gün önce doğum yapan eşi Vetfa (Behiye) Ecevit’i katletti. Katledilen kadının Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırılan cenazesi için otopsi işlemleri yapıldı. Otopsi sonucunda Vetfa Ecevit’in bıçak darbesiyle katledildiği belirlendi. Ecevit’in cenazesi otopsi işlemlerinin ardından bugün öğle saatlerinde ailesine teslim edildi. Ailesi tarafından morgdan alınan cenaze Dara kırsal mahallesinde toprağa verildi.

Fail Şiyar Ecevit ise, Jandarmadaki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Adliyedeki işlemleri tamamlanan Şiyar Ecevit, “Canice hislerle öldürme” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Kadınlardan açıklama

Mardin Barosu Kadın Hakları Merkezi ile Şahmaran Kadın Platformu da konuya ilişkin adliye önünde açıklama yaptı. Şahmaran Kadın Platformu adına söz alan Gülizar İpek Bilek, her güne bir kadın cinayeti ile uyandıklarını belirterek, “Bunun nedeni sistemin dili ve cezasızlık politikasıdır. Buna karşı direnmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

Diyarbakır Büyükşehir önünden seslendiler: Krizin faturasını ödemek istemiyoruz Diyarbakır Büyükşehir önünden seslendiler: Krizin faturasını ödemek istemiyoruz

‘3 yaşındaki kızının gözleri önünde’

Ardından Baro Kadın Hakları Merkezi adına açıklama yapan avukat Dilan Koç, gece Vetfa Ecevit’in öldürülmesini hatırlatarak, “Maktulün üç gün önce doğum yapmış olması, canavarca hisle katledilmesi ve olayın 3 yaşındaki kızının gözleri önünde işlenmesi olayın vahametini kat be kat arttırmaktadır. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri her gün artan, temelinde cinsiyet ayrımcılığına dayanan politik bir sorundur. Kadına karşı her türlü ayrımcılığı ortadan kaldırmak ve kadınların şiddetten korunması devletin temel görevlerinden olmasına rağmen, siyasi iktidar tarafından kadının insan hakları mücadelesi kazanımı olan İstanbul Sözleşmesi’nin getirdiği koruma mekanizmalarından bir gecede vazgeçilmiş olmasının kendisi bizzat kadınların şiddetin, katliamların süjesi haline gelmesinin sebebi olmuştur” dedi.

Devletin, yaşam hakkının korunması ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi kapsamında Anayasa ile 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile, Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın önlenmesi Sözleşmesi- CEDAW ile ve İstanbul Sözleşmesi ile bağlı olduğu yükümlülükleri bir an önce yerine getirmesi gerektiğine vurgu yapan Koç, “İlgililer tarafından etkin soruşturma yükümlülüğünün ihlal edilmesi, kadın cinayetlerine yönelik olarak yürütülen cezasızlık politikaları ve gerek günlük gerekse de siyasi arenada sarf edilen cinsiyetçi söylemler ataerkil zihniyeti beslemekte ve kadın cinayetlerinin esas sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır” ifadelerini kullandı.

‘Sonradan gelen adalet eksik adalettir’

Kadın Hakları Merkezine sadece bir ay içerisinde Mardin’de iki kadın cinayetinin yansıdığını kaydeden Koç, “Merkezimize intikal eden bu vahim olaylar haricinde intikal etmeyen pek çok kadına yönelik şiddet olayının yaşandığını biliyoruz. Lakin şunu da önemle belirtmemiz gerekiyor ki katledilen, şiddete uğrayan hiçbir kadın birer sayıdan ibaret değildir. Onlar bağırdılar fakat duymadınız. Katliam geliyorum dedi fakat görmediniz. Görüyorsunuz duyuyorsunuz ve biliyorsunuz! Ama hareket etmiyorsunuz. Bu kadın cinayetlerinin önlenmesi için herhangi bir politika uygulamıyorsunuz. Katliamlar işlendikten sonra gelen adalet eksik bir adalettir. Artık bu şiddet ve cinayetleri besleyen ana damarlarının kökten kesilmesi gereklidir. Önleyici politikalar acilen geliştirilmeli beslenmeli ve uygulanmalıdır. Biz kadınlar üzgünüz öfkeliyiz ve mücadelede kararlıyız. Vetfa’nın katledilmesinin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Etkin soruşturma yürütülmesi için hukuki sürecin takipçisi olacağımızı, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, kadına yönelik şiddetin önlenmesi mücadelemizi her bir kadının yasalarla güvence altına alınan haklarından eşit yararlanma olanağını buluncaya kadar sürdüreceğimizi kamuoyuna bir kez daha duyururuz” şeklinde konuştu.

Açıklamanın ardından kitle, “Jin Jiyan azadî” sloganları eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi.

Kaynak: MA