Dün ilk günü sona eren “Kürt Meselesinin Çözümü ve Barış Konferansı” başlıklı program ikinci gününde sürüyor. İnsan Hakları Derneği (İHD), tarafından düzenlenen konferansın ikinci gününde “Sivil Toplumun Barışın İnşasındaki Rolü ve Kadınların Barışın İnşasındaki Rolü” başlıkları ele alındı. 

Diyarbakır’da Amedspor’un şampiyonluğu için taraftar coşkusu Diyarbakır’da Amedspor’un şampiyonluğu için taraftar coşkusu

“Sivil Toplumun Barışın İnşasındaki Rolü” hakkında konuşan Hafıza Merkezi’nden Murat Çelikkan, şu ifadeleri kullandı:

“Barışın inşası ve barış süreci, barış masalarından çok daha fazlasını gerektiriyor. Çatışmadan barışa geçiyorsak yapılması gereken pek çok iş var. Sivil toplum örgütlerinin rolü de bence burada çıkıyor. Bu rollerin destekleyici roller olduğunu biliyoruz.

Savaş suçlarının belgelenmesi, buna ilişkin bilgi toplama, kayıpların takip edilmesi, kültürlerarası anlayış ve ilişki kurma misyonları vardır. Silah ticaretini önlemek için kampanyalar, kamuoyunu bilinçlendirmek çalışmaları var. Kısmen çatışan güçler arasında arabuluculuk rolleri vardır. Bir tür taraflar arası ilişkinlerin dolaylı olarak sürdürülmesini sağlayan ara örgütlerdir. Aynı zamanda yaptıkları çalışmalarla dolaylı olarak barış konusundaki yol haritasını hazırlarlar. Bu düzende nelerin değişmesi gerektiğinin ipuçlarını STÖ’lerin raporlarında bulabilirsiniz.

Bir gün barış, ertesi gün çatışma olabilir ama STÖ’ler koşullar ne olursa olsun insan hakları ve barış için çalışmak zorunda. Bunun yapılabilmesi barışın Türkiye’de toplumsallaşması için bu bağımsızlığın sağlanması gerek. Bunu büyük mücadele vererek sağlamış olanlar var, dönem dönem iktidarların baskısı ile karşılaşırlar. Bunun değişmesi gerek”

Ardından söz alan Batman Baro Başkanı Erkan Şenses ise baroların barış rolüne işaret etti. Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) tutanaklarını incelediğini ve 1993’de Erzurum’da genel kurulun yapıldığını, burada Amed Barosu’ndan Hüseyin Tayfun’un konuşmasına atıfta bulunarak şöyle ekledi:

“Bunu okuduğumuzda o dönemin ruhunu, dönemin vahametini, Vedat Aydın’ın öldürülmesinden, işkencelerden bahsediyor. 92 Newrozu’nda Şirnex’te 52 insanın ölmesinden bahsediyor ve TBB’nin bunda hükümetin yanında durduğunu söylüyor. O zaman TBB Başkanı olan Önder Sav, ‘Biz avukatlarımıza bir şey olduğunda müdahale ediyoruz, OHAL Valiliğini arıyorum. TBB her şey değildir’ diyor. 95 yılında Baro Başkanı olan Hüseyin Tayfun, 93’te aramızda olan Wan Barosu’ndan Şevket Epözdemir şimdi aramızda yok’ diyor. Sav, yine benzer cevap veriyor”

Editör: Haber Merkezi