Yangın bölgesine gelen CHP heyetinden dikkat çekici açıklama Yangın bölgesine gelen CHP heyetinden dikkat çekici açıklama

SUR AJANS- Dr. Mehmet Ertan’ın moderatörlüğünde yapılan konferansa konuşmacı olarak Dr. Öğr. Üyesi Özlem İngün Karkış, Doç. Dr. Meral Salman Yıkmış ve Doç. Dr. Murat Arpacı katıldı.

Gadev Konferans Alevi Milletvekilleri 2024

Garip Dede Dergahı Vakfı Cemevi Başkanı ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi(DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat yaptığı açılış konuşmasında “Alevilerin siyasetle ne ilgisi var deniliyor. Açıkçası ben Alevilerin siyasetin her alanında güçlü bir şekilde toplumun adına siyaset yapmasının doğru olduğuna inananlardanım” dedi.

Gadevkonferans Aleviler

“Bir kimliğe bakıyorsak politik psikolojiye de bakmak gerekiyor”

Dr. Öğr. Üyesi Özlem İngün Karkış, “1920’de kurulan TBMM’nde Denizli ve Kars Milletvekilleri Araştırması” konusunda konuşarak şunları ifade etti:

“Alevi vekilleri olarak bir muhalif bir de bağımsız grup olarak mecliste yer alıyor. Ama ikinci dönem mecliste yer almıyorlar. Hüseyin Mazlum Bababalım birinci dönem milletvekili olarak meclise giriyor. Alevilikle ilgili mecliste yer aldığını görmedim. Kaynakları taradığınız zaman özellikle Atatürk’le olan samimi sohbetlere denk geliriz. Kars Vekili Fahrettin Erdoğan’ın ise meclisteki verdiği önerilere baktığımızda özellikle kendi yerel sorunlarıyla ilgilenen öneriler veren bir milletvekili olarak geçiyor. Garip Musa Ocağı’nın atasıdır. Fahrettin Erdoğan milletvekilliği sonrası meclisten maaş talebinde bulunuyor, tabi bu maaşı alamıyor. Sonrasında ardı ardına dilekçeler yolluyor. En nihayetinde maaşa bağlanıyor. Ölene kadar meclisten maaş alıyor. Kars Ardahan bölgesindeki Alevilerin partiden ziyade dedelere riayet ettiği ve buna edilmesi gerektiği söyleniyor. Fahrettin Erdoğan, Avukat Davut Batur’un yazısına cevaben bir yazı yazıyor. ‘Alevilik ne din ne bir mezheptir.’ diyor. Temel mesele Alevilerin parlamento açısından ciddi anlamda bir analize muhtaç ama bu anlamda askerlikle kurduğu ilişkide ontolojik güvenlik sorunsalıdır. Disiplinlerarası bakmayı da önemsiyorum. Özellikle bir kimliğe bakıyorsak politik psikolojiye de bakmak gerektiğini düşünüyorum.”

Gadev Aleviler Konferans Meclis

“Mustafa Kemal Paşa Hacıbektaş’a gelip Cemalettin Çelebi ile buluşuyor”

Doç. Dr. Meral Salman Yıkmış, “Çelebilerin kutsal otoritesinin politik alana aktarılması’ başlığında şunları ifade etti:

“Cemalettin Çelebi, Sultan Reşat’ı ziyarete gidiyor. Sultan Reşat Hacıbektaş evladı olup olmadığını anlamak için Cemalettin Çelebi’yi çağırıyor. Sultan Reşat tarafından Hacıbektaş evladı olduğu anlaşılınca Hacıbektaş’a geri gönderiliyor. İttihat ve Terakki döneminde Alevilik ve Kızılbaşlık anlamında pek çok araştırma yapılıyor. Mustafa Kemal, Hacıbektaş’a gelip Cemalettin Çelebi ile olumlu bir buluşma gerçekleştiriyor. O buluşmada bir yemek ve bir içki var bu aile açısından önemli. O da aile Mustafa Kemal, içki içince onu benimsemeleri açısından önemli. Cemalettin Çelebi’nin Mustafa Kemal’i iyi karşılamış olması Mustafa Kemal’in yanındakiler açısından iyi bir izlenim oluyor. Mustafa Kemal’in yanındaki heyet milyonlara varan Alevi kitlesini milli mücadele için gerekli buluyorlar. Ama Cemalettin Çelebi’yi biraz küçümser tavırları da var.

“Çelebi hastalığı nedeniyle dışarıya bile çıkmıyor”

Cemalettin Çelebi meclise hiç gitmiyor. Ama meclise iki telgraf gönderiyor. İlkinde teşekkür ediyor ikincisinde neden gelemediğini açıklıyor. Ve meclis tarafından izinli sayılıyor. Normalde vekilliğinin düşürülmesi gerekiyor. Ve hastalığı nedeniyle hayatı son buluyor. Hastalığı nedeniyle dışarı bile çıkmıyor. Hem Koçgiri isyanında hem Çapanoğlu’nda taraftar olmak istemiyor. Bu yüzden de hastalığını kullandığına dair iddialar var.”

“Hüseyin Aksu ile ilgili en önemli dosyanın ulaşılmaz olduğunu gördüm”

Doç. Dr. Murat Arpacı ise “Gazi, Mebus ve Sürgün: Erzincan Milletvekili Hüseyin Aksu’nun İstisnai Yaşamı” konusunda konuşarak şunları kaydetti:

“Bir insan hem gazi hem mebus hem de sürgünse bu istisnai bir durumdur. Türkiye tarihi bu istisnai durumlarla doludur. Hüseyin Aksu ile en önemli dosyanın ulaşılamaz olduğunu gördüm. Taradığımda bu arşiv belgesine ulaşamadım. Arşiv yetkilileri bana kapalı olduğunu ve görünemediğini söylediler. Hüseyin Aksu, Osmanlıca olarak hatıratına başlamış daha sonra kalan 17 sayfasını torunu Necdet Aksu, Hüseyin Aksu’nun konuşmalarını ve yazıyor. Elimizde olan ise 42 sayfalık hatıratı var. Bunu yazmasının amacı yaşadığı olayların hakikatini anlatmak. Ovacık Abbas Kuşağı aşiretindendir. Ailesinin İmam Hüseyin’e uzandığını söylüyor.

“Hüseyin Aksu’nun politik kırılmasında Topal Osman’ın etkisi büyük”

Rus işgaline karşı mücadele ederken Seyit Rıza’nın da adamlarıyla mücadele ettiğini hatıratında söylüyor. Hüseyin Aksu, Mustafa Kemal’in Sivas’a ulaşmasında güvenliğini sağlıyor. Bu başarısından ötürü babasının da etkisiyle Mustafa Kemal’e insanlar Hüseyin Aksu’yu tavsiye ediyorlar. Aday olmasına vesile oluyorlar ve milletvekili seçiliyor. Meclisteki çalışmalarına başlıyor. Genel af ilanıyla ilgili önerge veriyor. O dönemdeki hapiste olan birçok insanın masum olduğunu düşünüyor. Hatıratın bir kısmı özeleştiri içeriyor. Mustafa Kemal’le nerede ayrıştığından bahsediyor. Aksu, Erzincan’da asayiş görevindeyken meclisten aldığı bir telgraf ile Ankara’ya gidiyor. Topal Osman’ın Koçgiri isyanında halka büyük bir zulümde bulunması Hüseyin Aksu’yu çok etkiliyor. Hüseyin Aksu’nun politik kırılmasında Topal Osman’ın etkisi büyük. Esasında Hüseyin Aksu ikinci yani muhalifler grubundadır. İkinci grupla anılmaktan yaşlılık döneminde çok hoşlanmıyor.

“Aksu’nun hayatındaki en önemli olay 1937 Dersim Harekatının başlaması”

Babası Hüseyin Aksu adına meclisten çekilme kararı veriyor. Aksu ve babasını kelepçeyle Pülümür’e götürüyorlar. Aksu artık kara listedeki bir isim. Hüseyin Aksu’nun hayatındaki en önemli olay 1937’de Dersim Harekatı’nın başlaması. Ona göre eski düşmanlarına mektup yazılıyor. Aksu’u Erzincan’dan önce Divriği oradan Çankırı ve esas sürgün yeri olan Kastamonu’ya gönderiliyor. Atatürk’le olan aradaki hatır yüzünden Aksu, sürgüne gidiyor. Kastamonu’da ailesiyle müthiş bir yoksulluğa mahkum oluyor.”

Konferans, soru-cevap ile devam etti.

Kaynak: PİRHA