SUR AJANS- Batman’ın Hasankeyf ilçesinde yaşayan 47 yaşındaki Mehmet Arif Ayhan, 32 yıldır dedesinden öğrendiği tiftik dokumacılığını sürdürüyor. Tiftik keçisinin yününü el tezgahında dokuyarak, kilime dönüştüren Ayhan, dokuduğu kilimlerde boya ve katkı maddesi ise kullanmıyor.

Tiftik Dokuma Tezgahi Batman

Deyrulzafaran’da  eksilen taş: Cercis Kaplan/ Bahe Binebil Deyrulzafaran’da  eksilen taş: Cercis Kaplan/ Bahe Binebil

Tiftik dokumacılığının kaybolmayla yüz yüze olduğunu belirten Ayhan, “Pandemi döneminden sonra kalan dokumacılar bu işi bıraktı. Ben sürdürdüm ve bırakmadım. Şuanda bir veya iki kişiyi eğitirsem bu mesleği 20 yıl daha yaşatabilirim. Tabi bu tür işlerin desteklenmesi ve ufak da olsa bir pazarın olması lazım” dedi. Birkaç kişinin daha evinde tezgah olduğunu ancak dokuma yapılmadığını dile getiren Ayhan, yeni neslin bu işlere ilgisinin olmadığını söyledi.

Kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya

Ayhan, “Bu işi öğrenmek için yıllarca bedava çalıştım ancak şuanda parada  versen kimse öğrenmiyor. Siirt’te de halen dokuma işi yapan birkaç arkadaş var. Ama Hasankeyf’te aktif olarak dokuma yapan tek kişi benim. Böyle devam ederse önümüzdeki 5 ile 10 yıl içinde bu meslek tamamen unutulabilir. Mesleğin devamı için devlet tarafından desteklenmesi gerekiyor. İnşallah bu işi başarırız da Mezopotamya’ya özgü tiftik kilim dokuma tezgahını yüz yıllara taşıyabiliriz” ifadelerini kullandı.

Dokumacılık kültürü

İkinci Dünya Savaşı’na kadar bu tezgahlarda ipek kumaşların dokunduğunu belirten Ayhan, “Yapılan araştırmalar sonucunda neolitik döneme ait höyük de çıkarıldı. Yani 12 bin 500 yıllık bir döneme denk geliyor. Tabi o zamanlar Dicle üzerinden ticaret ağları da vardı. Yani gelip burada ipek kumaşlarını, kilimlerini alıp kervanlarla Suriye, İran ve Irak’ın Bağdat, Musul kentlerine kadar uzanan bir yolculuk vardı” diye belirtti.

Endüstrinin gelişmesi ve fabrikaların artmasıyla birlikte tezgah dokumacılığının da kaybolmayla yüz yüze kaldığının altını çizen Ayhan, şunları belirtti: “Tiftik kilimleri insan sağlığı açısından da faydalıdır. Kan dolaşımını, vücuttaki elektrik akımını düzenler, bel, eklem ve romatizma ağrılarını hafifletir. Eskiden kırık çıkıklarda ve yara izlerinin tedavisinde insanlar tiftik kullanırdı.”

Tiftik dokumacılığının geliştirilmesi ve desteklenmesini isteyen Ayhan, ürünlerin satılabileceği bir pazarın oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Editör: Haber Merkezi