SUR AJANS- Aram Yayınevi anı ve mektuplardan oluşan iki yeni kitap okuyucuyla buluşturdu. Memet Baytimur’un anılardan oluşan “Hem Kürt Hem Mülki Amir” ve Aramê Rûspî’nin Kürtçe ve Türkçe mektuplardan oluşan “Siwarê Çîrokên Zarokan” kitabı Mart ayında raflardaki yerini aldı.

Sur Çand Ma'dan kitap ve bağlama kampanyası Sur Çand Ma'dan kitap ve bağlama kampanyası

Hem Kürt Hem Mülki Amir

Yazar Memet Baytimur’un “Hem Kürt Hem Mülki Amir” kitabı 433 sayfadan oluşuyor. Kitap sadece bir kişisel anılar dizisi değil, ötekilerin yokluğu üzerinde yükselen yüzyıllık yalan ve zulüm sistemine içeriden bir bakış, ilk elden bir tanıklığı içeriyor. Devletin Kürt meselesine yaklaşımını, yüzyıllık inkarını, uygulamalarını, zihinsel kodlarını, nasıl tasarlayıp nasıl tepki verdiğini, nasıl organize olduğunu, özellikle 70, 80, 90 ve 2000’ler döneminin düşünsel yapısını anlamak isteyenler için sağlam bir referans, doğrudan tanıklığı bakımından da önemli bir başvuru kaynağı. 

Kitabın arka sayfasında şu ifadeler yer aldı: “(…) Maiyet memuru, kaymakam, şube müdürü, vali yardımcısı ve ara sıra da vali vekili olarak 35,5 yıl çalıştım. 65 yaşıma girmeden çok önce emekli olmak zorunda bıraktılar. Dışardan bakıştaki parlak görüntüsüne rağmen bu mesleği sevdiğimi, benimsediğimi söyleyemem.

Askeri vesayetin ilahları

Hele hele Kürt isen ve daha da önemlisi halkının haklı ve insani isteklerinin derhal susturulmasına, halkına yapılmakta olan baskı ve zulme gizli de olsa karşı çıkabiliyorsan o işte yerin yok senin, süründürürler. Süründürürler derken mülki idare amirleri camiasını kastetmiyorum. Adını silen düğmelerle oynayanlar askeri vesayetin ilâhları ve istihbarat örgütlerinin bilicileridir. İzlemeler, fişlemeler, dinlemeler, takipler ve soruşturmalarla geçti 35,5 yılım. Kalıplar içine girebilen, TC’nin dayattığı ezberlere eyvallah diyebilen biri olsaydım yaptığım iş, kendimin ve ilahların hoşuna giderdi elbette. Mutlak itaat, mutluluktur bazıları için; başın rahattır, dünya nimetlerinden, pardon TC nimetlerinden çok, daha daha çok yararlanırsın. El üstünde tutulan muteberlerden olursun. Gel gelelim, benim yapımla uyuşmuyordu o işler. Üstüne üstlük bir de söz dinlemez bir Kürt’tüm. Yine de 35,5 yıl oralarda kalabilmem bir mucize sayılır…”

Siwarê Çîrokên Zarokan

Mektup kategorisinde olan ve Aramê Rûspî tarafından kaleme alınan “Siwarê Çîrokên Zarokan” kitabı ise 236 sayfadan oluşuyor. Kitaba dair arka kapakta şu anekdot yer aldı: “Bazen ağırlaşıp taşıyamaz olunca boşaltmak istersin yüreğini, sonsuzca konuşmak, anlamak, bir yumağı çözer gibi art arda sıralamak istersin sözcükleri nefes almadan. Ya da infilak eder gibi haykırarak bir anda kurtulmak istersin tüm yükten. Ve sonra yetmediğini görürsün tüm bunların, susarsın sonunda. Acı bir suskunluğa gömülürsün…

İşte o zaman sessizliğin mucizesini tanırsın ve hafiflediğini hissedersin yüreğinin. Anlarsın ki, yürek bir tek sessizlikte atar ve başlar. Çünkü sessizlik, sınırsızlık ve sonsuzluktur, yürek gibi. Bu yüzden konuşarak sığ sularda çırpınmak yerine, susarak okyanuslara açılmak ister o, çünkü sessizliğin sonsuzluğunda var olabilir ve sınırsızlığında büyüyebilir ancak…”

Editör: Haber Merkezi