SUR AJANS- Diyarbakır’da 12 Ocak’ta meydana gelen olayda, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın temaslarını takip eden Rudaw TV Diyarbakır Temsilcisi Maşallah Dekak ile kameramanı Mehmet Kanevi, kameraların önünde sözlü ve fiziki saldırıya uğramıştı. Dekak’ın ve Kanevi’nin şikayeti üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı saldırıyı gerçekleştiren M.K isimli kişi ile ilgili soruşturma başlattı.

‘Delil yok’ dedi

Yaklaşık iki buçuk ay devam eden soruşturmada, Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı kararını verdi. Savcılık, dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirildiğini belirterek, Dekak ve Kanevi’nin “soyut iddiaları” dışında dosyada bir delile rastlanmadığını belirterek, soruşturmada takipsizlik kararı verdi. Dekak ve Kanevi’nin avukatları, önümüzdeki günlerde savcılığın kararına itiraz edecek.

Ne olmuştu?

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, seçim çalışmaları kapsamında 12 Ocak’ta Diyarbakır’a gelmiş, Sur İlçesi’ndeki Ulucami’de Cuma namazı kılmıştı. Babacan’ın temaslarını takip eden gazetecilerden Maşallah Dekak’ın yanına gelen M.K isimli şüpheli, “Aklınızı başınıza alın, burası Türkiye Cumhuriyeti toprakları, burada Kürtçe konuşamazsınız” diyerek hakaretlerde bulunmuştu. Gazetecilere saldırı kamuoyunda büyük tepkiye neden olmuştu.

Sendikalar saldırıyı kınamıştı

Başta Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC) olmak üzere, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, Tunceli Gazeteciler Derneği ve birçok meslek kuruluşu Maşallah Dekak’a yapılan saldırıyı kınamış ve saldırganın cezalandırılmasını istemişti.

GGC: Takipsizlik kararını kınıyoruz, tanımıyoruz

Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti ise takipsizlik kararına ilişkin açıklama yaptı. GGC açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

Diyarbakır Büyükşehir’den ücretsiz otobüs tahsisine ilişkin açıklama Diyarbakır Büyükşehir’den ücretsiz otobüs tahsisine ilişkin açıklama

“Diyarbakır’da 12 Ocak 2024 günü Rudaw Tv Temsilcisi Maşallah Dekak ve kameraman Mehmet Kanevi’ye haber takibi sırasında yapılan çirkin saldırıdan takipsizlik kararı çıktı.

Basın özgürlüğü ile düşünce ve ifade hürriyetine yönelik yapıldığı aşikar olan bu saldırıya ilişkin takipsizlik kararını kınıyoruz, tanımıyoruz.

Meslektaşlarımıza yapılan saldırı, hakaret ve tehditler kamera görüntülerinde açık bir şekilde görülürken, "delil yetersizliği" gibi komik bir gerekçeyle takipsizlik kararı verme, bize göre provakatif olan bu saldırıyı meşrulaştırmakla aynı anlamı taşımaktadır.  

Bu karar meslektaşlarımızın sokakta çalıştıkları sırada uğrayacakları muhtemel her türlü saldırıya zemin hazırlayacak, saldırganları cesaretlendirecektir. Dün olduğu gibi bugünde saldırıya uğrayan meslektaşlarımızın yanındayız. Hukuki anlamda itiraz süreçlerini de yakından takip edeceğimizi tekrar ifade ediyoruz.”

(Kaynak: RUDAW)

Editör: Haber Merkezi