SUR AJANS/ÖZEL

Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesi Kooperatifler Mahallesi Kurtismailpaşa 8’inci sokaktaki ağır hasarlı bir binaya çıkarak intihar girişiminde bulunan 27 yaşındaki Özlem, ile konuştuk. Özlem, yaklaşık 4 yıldır Diyarbakır’da yaşıyor. Yaşam mücadelesini daha da güçlendirmek için Özlem, Diyarbakır’daki kamu kurumlarının kapılarını ‘iş ve barınma’ desteği için çalıyor. Ancak bu mücadelesi ilgisizlik duvarına çarpıyor.

46895Fotoğraf Kaynak/Yenigün Gazetesi

Yenişehir Kaymakamı ve kayyımı oralı olmamış…

Sur Ajans’a konuşan Özlem, intihar girişiminden önce sosyal medya üzerinden Yenişehir Kaymakamı ve Yenişehir Belediyesi kayyımı Murat Beşikçi’ye ulaştığını belirtiyor.

“Murat Beşikçi’ye sosyal medyadan ulaştım. Kendilerine şiddet gördüğümü ve yaşam koşullarımın iyi olmadığını belirterek iş ve barınma konularında bana yardımcı olmalarını istedim. Elimden tutmalarını söyledim. Maalesef pek oralı olmadı açıkçası”

İntihar girişimi esnasında sosyal yardımlaşma vakfını aramış!

Özlem, sadece Beşikçi’ye değil, aynı zamanda Yenişehir Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na da daha önce yardım başvurusunda bulunmuş ancak oradaki kapı da yüzüne kapanmış.

İntihar girişimi esnasında da Yenişehir Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nı aradığını aktaran Özlem, şöyle devam ediyor:

“O binaya çıkmadan önce Yenişehir Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’ndan, A.Ö. ile görüştüm. Ona dedim ki; Böyle bir yerdeyim. Bana bir şey söyleyin ki kendimi buradan atmayayım. Bana dedi ki ‘Ne yapabilirim? Elimden hiçbir şey gelmiyor ki.’ O da durumu daha önceden de biliyordu. Çünkü yardım talebim olmuştu. Onlar benim sokakta kaldığımı ve iş ile barınma sorunumun olduğunu biliyorlardı”

Ağır hasarlı binaya çıkan Özlem’i, çevredeki yurttaşlar görüyor ve polislere, sağlık ekipleri ile itfaiye ekiplerine ihbarda bulunuyor. Olay yerine gelen polisler, Özlem’i ikna etmeyi başarıyor.

“Polisler geldi binaya çıktı. ‘Sana yardımcı olmaya çalışacağız. Seni kaymakam ile görüştüreceğiz. Ne gerekiyorsa yapılacak.’ diyerek ikna etmeye çalıştılar. Beni aşağı indirdikten sonra hastaneye götürdüler. Sonra emniyete gittik.”

‘Sosyal yardımlaşma vakfından ilginç yardım formülü’

Özlem’e “Ne gerekiyorsa yapacağız” diyen polisler, onu Yenişehir Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na götürüyor ve vakıf müdürüyle görüştürüyor. Ancak vakıf müdürünün yardım şekli ise bir hayli ilginç oluyor.

Kentte Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne ait ücretsiz konaklama yeri olmasına rağmen, Yenişehir Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Özlem’i paralı bir kamu oteline gönderiyor ve ona tek seferliğine çıkaracağı yardım ödeneğini ise o otelin masraflarına vermesini istiyor.

‘3 gün sonra başımın çaresine bakabilecek olsaydım yardım talebinde bulunmazdım’

“Emniyetten sonra da polis eşliğinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına gittik, müdür bey ile görüştük. Müdür bey de bana ‘Seni 3 gün otelde konaklatacağız. Bir kereye mahsus çıkaracağımız maddi yardımı ile o 3 günlük otelin masraflarını karşılayacaksın’ dedi. 3 gün sonra ne olacak? Yine evsiz, işsiz sokakta olacağım. Bir de bu süreçte başıma ne gelecek?

Bir iş istiyorum ve çalışıp maaşımı alana kadar yani bir kiraya çıkmak için birikim yapana kadar barınabileceğim bir yer talep ediyorum. Sana ‘3 gün burayı ayarladık ve 3 gün sonra başının çaresine bak’ denilmesin lütfen. Ben 3 gün sonra başımın çaresine bakabilecek olsaydım zaten yardım taleplerinde bulunmazdım.”

Yerel yönetimlerde Alevilerin önü kesilmemeli Yerel yönetimlerde Alevilerin önü kesilmemeli

‘Bir sığıntı gibi yaşamak istemiyorum’

Özlem’e kadın sığınma evini sorduğumuzda ise “Daha önce sığınma evlerinde de kaldım” diyor şöyle ekliyor:

“Daha önce sığınma evlerinde de kaldım. Ama çözüm değil. Oranın koşullarını orada kalanlar bilir, çok ağırdır gerçekten. Bana bura da sığınma evine git dediler. Böyle bir talebim olmadığı halde böyle dediler. Ben daha önce kaldığım için biliyorum. Ben bir daha kesinlikle sığınma evlerinde kalmayacağım. Orada psikolojik baskı var. Oraya düştüğün için sana ikinci sınıf muamelesi yapıyorlar. Orada temizlik personeli olmasına rağmen orada kalanlara temizlik yaptırıyorlar. Sözde kadını psikolojik olarak ayağa kaldırma toparlama gibi bakılıyor o yerlere. Ama öyle bir şey yok. Sana bir çözüm üretmiyorlar. Bir sığıntı gibi yaşamak istemiyorum.”

Editör: Arif Bulut