SUR AJANS- Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Diyarbakır Yerel yönetimleri bir süre önce halk toplantıları ve Sivil Toplum Örgütleri ile düzenledikleri çalıştayların sonuç bildirgesini Sur ilçesindeki Demir Otel’de açıkladı. DEM Parti milletvekilleri ve belediye eşbaşkan adaylarının da katılımıyla “Bizim olanı geri almaya geliyoruz” şiarıyla Diyarbakır Yerel Yönetimler Kadın Beyannamesi açıklandı.

Dem Parti Kadin Beyannamesi

Belediye eşbaşkan adaylarının yöresel kıyafetlerle katılması dikkat çekti. Program kadın mücadelesinde yaşamını yitirenler için saygı duruşu ile başladı.

Türkoğlu: Eşbaşkanlık mor çizgimizdir

Beyanname öncesi DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu konuştu. Türkoğlu, Halepçe Katliamında yaşamını yitirenleri andı. Yoğun yorucu günlerden geçtiklerini ve 31 Mart seçimlerine az gün kaldığını belirten Türkoğlu, belediye eşbaşkanlarının seçimlere ilişkin projelerini paylaşılacağını söyledi. Eşbaşkanların bu projeler için ev ev gezdiklerini, STÖ’lerle, kurumlarla görüştüğünü belirten Türkoğlu, katılımcıları selamladı.

Kayyımları göndermekte kararlı olduklarını belirten Türkoğlu, “8 yıla yakın süredir Amed’in kültürel, tarihi doğası talan altındadır. Kadınlar kayyım politikalarına karşı hesap soracağını biliyoruz. Kayyımların rant odaklı projelerine karşı mücadelemiz sürecek. Kanunlar önünde hukuksuz devrettikleri kadın kurumlarından, yeşil alana kadar devrettikleri bütün projeleri halkımıza, kadınlara devredeceğiz. Birçok siyasi parti vaatlerde bulunuyor. Kadın haklarını pazarlık konusu yapıp seçim vaatlerinde bulunuyorlar. AKP-MHP iktidarının bütün çalışması kadın düşmanlığı üzerinedir. Bu konuda her zaman mücadelemizi yürüttük ve erkek egemen anlayışla sürülen bu anlayışa karı her alanda DEM Parti olarak müdahale ediyoruz. Bizim partimiz olmadan Amed’de kadının rengi hiç olmayacak. Yerel yönetimlerde 25 yıldır deneyimlediğimiz kadın mücadelesi yerel yönetimlerde ilmek ilmek örülürken birçok belediye eşbaşkanımız bunu savunduğu için cezaevindeler. Bu kentlerin nasıl inşa edilmesi konusunda özellikle Amed’de DEM Parti yarattığı projelerle bu kazanımlarla birlikte daha eşitlikçi, daha özgürlükçü inşa edildiğini biliyoruz” dedi.

Eşbaşkanlığın mor çizgileri olduğunu ve buna dönük saldırıların olduğunu ifade eden Türkoğlu, “Mor çizginin kendisi özünü korumaktır. Eşbaşkanlık sistemi de bu paradigmanın özüdür” dedi.

‘Sandıkları koruyacağız’

Diyarbakır halkının 31 Mart’ta kayyımları AKP’yi göndereceklerini söyleyen Türkoğlu şu çağrıda bulundu: Hepimiz ev ev kapı kapı dolaşmaya devam edeceğiz. Çalışmalarımızı en moralli şekilde sürdürmeye devam edeceğiz. Kadınlar ve gençler olmak üzere herkes buluşmalarımızı yaptığımızda irade beyanı önemlidir. İrade beyanının korunması da önemli. Çünkü mevcut iktidarın kendisi hırsız. Sandıkları korumalıyız” dedi.

Kadın özgürlükçü paradigma

Türkoğlu’nun konuşmasının ardından beyannamenin Türkçesini Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkan adayı Serra Bucak, Kürtçesini de Bajare Nû (Yenişehir) Belediye Eşbaşkan adayı Safiye Akdağ okudu.  “Ataerkil sistemin cinsiyetçi, ırkçı, rantçı politikalara karşı direnen kadın özgürlük mücadelesini büyüten ve bu uğurda yaşamını yitiren kadın yoldaşlarımızı anıyor, cezaevlerinde bulunan tutsak kadın yoldaşlarımızı selamlıyoruz” dedi.

Açıklanan beyannamede şu projeler yer aldı:

Kentimizi eşit temsiliyet ile yöneteceğiz

1978’de Curnê Reş (Hilvan) 3 kadın meclis üyemiz ile başlattığımız yerel yönetimlerde kadın mücadelemiz bugün eşbaşkanlık – eşit temsiliyet ile devam ediyor. Kadınlar olarak mücadele tarihimizden güçlü bir miras devr aldık. Bu bilinç ve kararlılıkla ‘Her Dem Jın Her Dem Amed’ diyoruz. Kadın mücadelesi ve kadın iradeleşmesinin kenti olan Amed’i yerel yönetimler alanında da kadın kenti yapmak için 1999’dan beri yürüttüğümüz çalışmaları bu dönem daha da güçlü yürüteceğiz!

Eşbaşkanlık - eşit temsilliyetle, belediye içinde kadın meclisleri, kadın koordinasyonu oluşturacak, mahalle ve kent kadın meclisleriyle kentimizi birlikte yöneteceğiz.

Kadınlarla birlikte kadın bütçesi yapacağız!

Belediye bütçe yapım süreçlerinin tüm aşamalarında ve tüm belediye hizmet birimlerinde kadınlarla birlikte ‘Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçe’ yapacağız. Kadın politikaları daire başkanlığının bütçesini özgün kadın ihtiyaçları çerçevesinde geliştireceğiz.

Kadın ekonomisini güçlendireceğiz

Kadın ekonomisini güçlendirecek, kadın emeğini görünür kılacak, yerel üretimi destekleyecek, komünal ekonomiyi esas alacağız.

* Pilot bölgeler belirleyerek Dijital Okuryazarlık-Dijital Pazarlama, Hobi ve Meslek Kursları açıp yaygınlaştıracağız. Bu kurslardan mezun olan kadınları üretime teşvik ederek ürettiklerini dijital pazarlarda satabilmelerini sağlayacağız.

 * ‘Özgür Kadın Kooperatifleri’ projemizi yeniden hayata geçireceğiz.

* Kadının ürettiği sebze-meyve-peynir vb ürünleri uzun süre saklayabilecekleri ihtiyaç olan her ilçeye ‘soğuk hava depoları’ açacağız.

* ‘Kadın kent bostanları’, ‘kapı önü bostancılığı’ projelerini yeniden hayata geçireceğiz. Açacağımız ‘tohum evleri’ aracılığıyla ücretsiz fide hizmeti sunacağız.

* Belediyelerimizden ayırdığımız kadın bütçesi ile mor stant ve kadın semt pazarları projelerimizi yaygınlaştıracağız.

* Kadınlar için indirimli JIN KART uygulamasını hayata geçireceğiz.

* Kadınların ped ihtiyaçlarını ve hijyen malzemelerini ücretsiz temin edecekleri PED-MATİK projemizi pilot bölgeler seçerek hayata geçirecek ve ihtiyaçlar doğrultusunda yaygınlaştıracağız. Hijyen kitlerini ihtiyaçları olan tüm kadınlara ulaştıracak mekanizmayı oluşturacağız.

* Yerel yönetimlerimizde meslek edinme kursları, el sanatları, kooperatifçilik gibi konularda yaygın eğitimler vereceğiz. Bu kurslarda kadınlara ve dezavantajlı gruplara öncelik tanıyacağız, kurslara dahil olacak kadınların çocukları için çocuk bakım birimleri oluşturacağız.

* Kentteki işverenlere yönelik mor-beyaz bayrak çalışması başlatacağız.

Kadına yönelik her türden şiddetle mücadele edeceğiz

Kadına yönelik her türlü şiddet politiktir. Kadın düşmanı politikalar kaynağını sistem tarafından üretilen cinsiyet eşitsizliğinden alır. Sistem, şiddetin her türünü derinleştirirken, kadını şiddetle mücadele de yalnız bırakmaktadır.

* Kayyımlar eliyle kadına yönelik her türlü şiddetle mücadele de bizden çalınanları geri alacağız. Kapatılan şiddetle mücadele ettiğimiz kurumlarımızı yeniden açacağız.

* ‘Amed Kadına Yönelik Şiddet Haritası’ çıkaracak, şiddetle mücadelede daha etkin yöntemler geliştireceğiz.

* Pilot bölgelerde oluşturacağımız ‘Kadın Yaşam Köyleri’ ile yerinden, toprağından edilmiş kadınların ekolojik tarımsal üretim yapmalarını aynı zamanda çocukları ile birlikte yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlayacağız.

Dilimiz ve kültürümüzle var olmaya devam edeceğiz

Kadınların üreterek, tartışarak duygularını düşüncelerini aktardığı mekanlar aynı zamanda hafızayı diri tutma mekanlarıdır. Cinsiyetçi, asimilasyon üzerine kurulan politikalara karşı oluşturduğumuz ağları daha fazla güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda dil, kültür, sanat ve spor alanlarında kadınların en güçlü şekilde potansiyellerini açığa çıkaracağı mekanları çoğaltmak yerel yönetim anlayışımızın bir gereğidir.

* Köylerden başlayarak mahallelerde, ilçelerde ve illerde Kadın Kültür Evlerini çoğaltacağız. Aynı zaman da İleri yaştaki kadınların deneyimlerini aktaracağı mekanlar haline getireceğiz.

* Mezopotamya kadın üretiminin ve toplumsallığının kadim coğrafyasıdır Kadın tarihinin ana kaynağıdır. Kaybettiklerimiz kaybettiğimiz yerden yeniden inşa edeceğiz. ‘Mezopotamya Kadın Müzesi’ ile erkek egemenlikli tarih anlayıştan arınarak, tarihimizle buluşacağız.

EKOLOJİK YAŞAMI SAVUNACAĞIZ

Demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü yerel yönetimler politikamızın esası ve öncelikli sorumluluğu doğamızı, yaşam alanlarımızı koruyacak politikaları hayata geçirmektir.

* Kent Estetik Kurulu oluşturarak kadın bakış açısıyla kaldırımdan yollara parklardan çarşılara kadar kent planlamasının öznesi olacağız.

* Kadın perspektifiyle kentlerde yeşil alanları genişleterek, kentlerin yeni çehresini insan-insan, insan-doğa ve kır-kent barışı temelinde oluşturacağız.

* Kentleşme yönünün, tarım alanlarına, ormanlara, dere-nehir yataklarına doğru genişlemesini engelleyeceğiz.

* Ortak kullanılan alanlar olan otobüs ve minibüs durak yerleri, kaldırımları kadınların kullanımına uygun hale getireceğiz.

* İklim Krizi ve Kadın Afetle Mücadele Birimleri kuracak, kısa ve uzun vadeli İklim Eylem Planları yapacağız.

* Her yıl ‘Dikili Bir Ağacın Yoksa Sen De Yoksun’ sloganıyla mevsimlerine göre düzenlenen fidan dikim kampanyalarını yaygınlaştıracağız. Kent ormanlarımızı biz kadınlar birlikte yapacağız. “Tohum topları projesiyle” binlerce tohum topunu toprakla buluşturacağız.

* Kadın Ekoloji Festivalleri düzenleyeceğiz

* Kadın-çocuk ile ekoloji bağını güçlendirecek etkinlikleri hayata geçireceğiz.

* Kadın ekoloji politikası ve yeşil bütçe planlamaları oluşturacağız.

* Ekolojik bilincin yükseltilmesi için özgün eğitimler planlayacağız.

* Atık yönetimi planlamaları yapacak ve cam, metal, plastik, kağıt, tıbbi atık ayrıştırmasının yapılacağı ve diğer belediyelerle ortak yürüteceğimiz dönüşüm-atık merkezlerini kuracağız.

* Kadın bostanlarında kompost gübre yapılmasını sağlayacak çalışmalar yürüteceğiz.

* Organik tarımı destekleyecek, kadınların üretime dahil olacağı seralar kurup kadınlarla birlikte yürüteceğiz.

Afetlerle birlikte mücadele

Afet yönetimi ile afete maruz kalan bölgelerde güvenli bir yaşamın yeniden sağlanması ve sosyo-ekonomik yaşam koşullarının yeniden sağlanması için belediye bünyesinde kadın odaklı çalışmaları hayata geçirecek ve afetlere dirençli yapılaşmayı sağlayacak 3 aşamalı ‘Kadın Afetle Mücadele Eylem Planı’ hazırlayacağız. ‘Afetlere Karşı Kadın Koordinasyonları’ oluşturacağız.

Yeşil Gelecek Endeksi'nde Türkiye  63'üncü oldu Yeşil Gelecek Endeksi'nde Türkiye  63'üncü oldu

Göçmen ve mülteci kadınlar

Mültecilik ve göçmenlik Ortadoğu coğrafyasında süregelen savaşların kaçınılmaz bir sonucudur. Tıpkı savaşlar ve afetler gibi zorunlu göç ettirilmekten de en çok etkilenenler kadınlar ve çocuklardır.

* Mülteci ve göçmen kadın ve çocuklara yönelik her türlü ayrımcı, cinsiyetçi, ırkçı söylem, tutum ve davranışları reddederek birlikte yaşamı güçlendirmek için çalışmalarımızı yürüteceğiz. Yaşam alanlarından üretim alanlarına kadar dayanışma kültürünün yerleştiği bir yaşam biçimi ve kent modeli inşa edeceğiz.

* Mülteci ve göçmen kadınların kadın danışma merkezlerinde psiko-sosyal destek almaları için çalışmalarımızı güçlendireceğiz.

* Sokakta yaşamak zorunda kalan kadın ve çocuklar için ‘Konuk Evleri’ açacağız, kadın ve çocukların gıda, kişisel bakım ve geçici barınma ihtiyaçlarını karşılayacağız.

Özgür yaşam merkezleri

Engellilere yönelik sağlamcı ideolojilerin tüm ayrımcılıklarını, saldırılarını, norm ve dayatmalarını esastan reddeden yerel yönetim anlayışımızla engellilerin eşit, onurlu, bağımsız bir yaşam hakkını savunan yeni bir yaşamı mümkün kılacağız. Yıllar içinde toplumsal kolektif hafızaya yerleştirilmiş önyargılar, ezberler ve negatif resmedilişlere neden olan negatif engellilik kültürünün dönüştürülmesi için yerel yönetimlerde yeni bir engellilik kültürü inşası için dönüşüm başlatacağız.

* Evrensel tasarımla engelli yurttaşlar için Erişilebilir Bir Amed inşa edeceğiz.

* Kentte sorun ve ihtiyaçları belirlemek amacıyla engelli haritası çıkaracağız. Bu harita doğrultusunda engellilerin ihtiyaçları temelinde erişilebilir mekânlarda yaşama etkin katılımlarını sağlayacağız.

* Özgür ve onurlu bir yaşam hakkı için engelli istihdamı gerçekleştireceğiz.

 * Engelli Daire Başkanlığını kuracağız.

* İşaret dili tercüman istihdamı sağlayacağız.

 * Nöroçeşitli engelliler için ayçiçeği yaka kartı uygulamasına geçeceğiz.

*  Toplu taşıma araçlarında sesli renkli anonslar yapacağız.

* Sağlamcı ataerkil kültürle mücadele edecek, engelli kadınlara dönük her türlü ayrımcı ve şiddet politikalarına karşı etkin mücadele edeceğiz.

* Ev içinde şiddete uğrayan engelli kadınlarla, engelli çocuğu kadınlar için erişilebilir ‘Özgür yaşam merkezleri’ açacağız.

* Kadın Sağlık Birimi kuracağız; menstrüasyon, menopoz, meme kanseri ve diğer jinekolojik hastalıklarla ilgili önleyici (aşı, eğitim, tarama vb.) ve tanıya dair çalışmalar yürüteceğiz.

* ‘Şifacı Kadın Evleri’ ile bilge kadınların deneyimlerini genç kadınlara aktarmasını sağlayacağız.

* Eğitim, ekonomik sıkıntılar, politik mücadelelerine vurulan ketlere karşı daha kapsamlı politikaları genç kadınlarla birlikte tartışacağız. Kadın özgürlükçü yerel yönetimler paradigmamızla genç kadınlarla birlikte mücadeleyi büyüteceğiz.

* Genç kadınlara yönelik eğitsel faaliyetlere devam edeceğiz. Erkek şiddetine karşı mücadele yöntemlerini birlikte tartışarak hayata geçireceğiz.

* Genç kadınları güçlendirmek üzere ücretsiz etüt-eğitim merkezleri ile kültür sanat merkezleri kuracağız.

* Barınma sorunu olan üniversiteli genç kadınlar için yurt projelerimizi yeniden hayata geçireceğiz.

* Genç kadınların yaşadığı yurt çevreleri ve otobüs duraklarının ışıklandırma sorunlarını çözeceğiz, güçlü aydınlatma sistemleri kuracağız.

* Üniversiteyi kazanan ancak maddi zorluklardan kaynaklı üniversiteye gidemeyen veya üniversite eğitimini sürdüremeyen genç kadınlar için burs sağlayacağız.

*  Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Şartnamesi’ni (CEMR) imzalayarak bu şartın gereklerini yerine getirmek için çalışmalar yapacağız.

* Her mahalleye bir kreş çalışmamızı yeniden başlatacağız.

* Mahallelerde bulunan kadın yas evlerini kadınların ihtiyaçlarına uygun hale getireceğiz. Kadın yas evi ihtiyacı olan mahalle ve köylerde yas evleri açacağız.

* Kentin belli bölgelerinde kadınlar için dinlenme vb. ihtiyaçlarını karşılayabilecek alanlar oluşturacağız.

DEM Parti Amed Yerel Yönetimlerimizde; ‘Şifacı Kadın Evleri’ ile bilge kadınların deneyimlerini genç kadınlara aktarmasını sağlayacağız. Her mahalleye bir kreş çalışmamızı yeniden başlatacağız.

Kadın mücadele tarihimiz ve kadın özgürlük mücadelemizden aldığımız güç ile yerel yönetimlerde elde ettiğimiz deneyim ve birikimle, demokratik, kadın özgürlükçü yerel yönetimler için geliyoruz. Her DEM Jin her DEM Amed.”

Editör: Haber Merkezi