SUR AJANS- İnsan Hakları Derneği (İHD) ve kayıp yakınlar “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eylemlerini sürdürdü.

Kayip 792 Diyarbakir

İHD Diyarbakır Şubesi, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eylemini bu hafta da sürdürdü. Diyarbakır’ın Bağlar ilçesindeki Koşuyolu’nda bulunan Yaşam Hakkı Anıtı önünde düzenlenen ve 792’nci haftaya giren eylemde, katledilenlerin fotoğraflarının yer aldığı pankart açıldı.

Eylemde kısa bir açıklama yapan İHD Bölge Temsilcisi Tahir Saçaklı, "Yıllardır gözaltında kaybedilen yakınlarımızın faillerinin bulunup yargılanmasını istiyoruz. Ülkede huzur olmasını tüm halkların bir arada özgürce yaşamasını istiyoruz" dedi.

Ali İhsan Dağlı’nın akıbeti soruldu

Eylemde, 4 Nisan 1995 yılında gözaltında kaybettirilen Ali İhsan Dağlı’nın akıbeti soruldu. Dağlı’nın kaybettirilmesi hikâyesini İHD Diyarbakır Şube üyesi Fırat Akdeniz anlattı.  Akdeniz, Dağlı’nın kaybettirilme hikayesini şu ifadelerle aktardı: "Ali İhsan Dağlı, eşi ve çocukları ile birlikte Amed’in Silvan ilçesine bağlı Eşme Köyünde ikamet eder. 14 Nisan 1995 yılında köyde güvenlik güçleri tarafından yapılan operasyon sonrası çatışma çıkar. Çatışma sonrası Ali İhsan Dağlı evinin yakınların da gözaltına alınır. Köy muhtarı Mehmet Şirin Kılıç, gözaltına alınan Dağlı’nın köyden götürüldüğüne ve sol elinden yaralandığına şahit olur. Köy muhtarının aktardıklarına göre; Dağlı önce Hişkamergê köyüne götürülür. Yarım saat burada bekletildikten sonra bir helikoptere bindirilerek Silvan Jandarma Komutanlığına götürülür. Ali İhsan Dağlı’nın köyden çıkartılırken kurşun yarasından dolayı gömleğinin kanlı oluğuna şahit olunur. Köy halkının gözü önünde gözaltına alınan Dağlı’dan bir daha haber alınmadı."

Gözaltında fotoğrafı ortaya çıktı

Mardin'e giden gençten haber alınamıyor Mardin'e giden gençten haber alınamıyor

Gözaltına alınmasından sonra yapılan tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını dile getiren Akdeniz, bu süreci ve sonrasında yaşananları şöyle anlattı: “24 Nisan 1995 yılında babası Mehmet Dağlı tarafından DGM savcılığına yapılan başvuru sonrası aileye ‘Ali İhsan Dağlı adlı bir şahsın gözaltına alınmadığı söylenir.’ Yine 1995 Evrensel gazetesinin 11 Ekim tarihli haberine göre, ailenin İHD’ye başvurmasından dolayı köy, güvenlik güçleri tarafından basılır ve aile askerler tarafından şiddete maruz kalır. Bu baskılar Ali İhsan Dağlı’nın kaybedilmesinden sonra sürekli olarak devam eder. 11 Ekim 1995 yılında Evrensel gazetesinin ‘İşte Kayıp’ başlıklı haberi ile Ali İhsan Dağlı’nın gözaltında çekilmiş fotoğrafı ile gözaltına alındığı belgelenir. Sol fotoğrafta Ali İhsan Dağlı’nın elinin sarılı vaziyette olduğu görülür. Ailesi çekilmiş bu fotoğraf dışında Ali İhsan Dağlı’ya ilişkin başka bir somut bilgiye ulaşmaz. 16 Ekim 1995 tarihinde bu fotoğraf şubemize gelen ailesi tarafından teşhis edilir."

İç hukuk yollarında sonuç alınmaması üzerine ailenin davayı AİHM’e taşıdığını ve Türkiye’nin mahkûm edildiğini vurgulayan Akdeniz, kayıpların akıbetinin açıklanarak, faillerin yargılanmasını istedi.

Açıklama oturma eylemiyle son buldu.

Editör: Haber Merkezi