Açılışta konuşan TGS Başkanı Gökhan Biçici, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün kutlanabilmesinin koşullarının aratılmasına dikkat çekerken, TGS Genel Sekreteri Banu Tuna ise kadın gazetecilerin yönetici kademelerine gelmesinin önünde erkekler tarafından konulan engellere işaret etti.

Tgs Diyarbakir

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Diyarbakır Temsilciliği yeni adresine taşındı. ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde yeni yerine taşınan TGS Diyarbakır Temsilciliği bugün bir kokteyl ile açılışı gerçekleştirildi.

Tgs Temcilci Acilis Diyarbakir

Açılışa TGS Başkanı Gökhan Biçici, TGS Genel Sekreteri Banu Tuna, Türk-İş Bölge Temsilcisi Bahri Karakoç, TGS Diyarbakır Temsilcisi Mahmut Oral, DFG yöneticileri, MKGD yöneticileri, GGC Yönetim Kurulu Başkanı Felat Bozarslan, GGC yönetim Kurulu üyeleri ve gazeteciler katıldı.

Açılışta konuşan TGS Diyarbakır Temsilcisi Mahmut Oral, gazetecilere yeni adreslerinde hizmet vereceklerinin altını çizdi.

Ardından konuşan Türk-İş Bölge Temsilcisi Bahri Karakoç, gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı.

Gazeteciler Gunu Diyarbakir

‘Daima kamunun, halkın çıkarını korumak üzerine yapılan bir iş’

Hatimoğulları: Adil bir barışın kaybedeni olmaz ey Erdoğan Hatimoğulları: Adil bir barışın kaybedeni olmaz ey Erdoğan

TGS Başkanı Gökhan Biçici ise çalışan gazeteciler açısından koşulların zorluklarına işaret ederek şunları söyledi: “Çalışan gazeteciler için koşullar o kadar zor ki, uzun yıllardır kutlama yapamıyoruz. 10 Ocak’ın tarihine baktığımızda aslında bir mücadele tarihi. 1961 yılında Türkiye Gazeteciler Sendikası öncülüğünde o dönemki meslek büyüklerimizin, gazetecilerin direncinin bir ürünü olarak ortaya çıktı. Medya patronlarının basın kanununu çıkmaması için 3 gün gazete çıkarmadıkları bir ortamda dönemin gazetecileri bir mücadele hattı belirlediler. Halkın sesi olmaya devam edeceklerini 3 gün boyunca çıkardıkları gazete ile gösterdiler. İlk gün çıkan gazetenin manşeti: ‘Daima halkın hizmetindeyiz’ idi. Gazetecilik böyle bir iş. Daima kamunun, halkın çıkarını korumak üzerine yapılan bir iş. Birilerinin menfaatleri, koltuk sevdaları için yapılan bir iş değil. O yüzden haklılardı ve aldıkları destek, kurdukları büyük dayanışama ile 10 Ocak’ı özel bir gün haline getirdiler. Yürüttükleri mücadele sonucu kanun yasalaştı. Bugün bizim hala kullandığımız 5953 sayılı yasanın kanunlaşmasını sağladılar. Gazetecilerin sonraki süreçte daha rahat çalışmasının ve örgütlenmesinin önünü açmış oldular.”

Diyarbakir Tgs Acilis

‘10 Ocak’ı yeniden kutlanabilir bir gün haline getirmemiz gerekiyor’

Gazeteciliğin son yıllarda büyük bir kıskaç altında olduğunu ifade eden Biçici, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gazeteciler hem basın özgürlüğü hem mesleki olarak büyük kıskaç altında. Medyanın yüzde 90’ı iktidarın kontrolüne geçmiş. Maalesef basın özgürlüğünden bahsedemediğimiz bir noktadayız. Bugün 14 meslektaşlarımız cezaevlerinde özgürlüklerinden mahrum durumdalar. Bunlardan birisi de Dicle Müftüoğlu. Yakinen tanıdığımız bir isim ve 18 Ocak’ta duruşması var. Duruşmasında meslektaşlarımızı dayanışmaya çağırıyoruz. Biz 10 Ocak’ı 1O Ocak yapmak için mücadeleye devam etmek zorundayız. Biz kutlama yapmak istiyoruz ama kutlanacak ortamı yaratmamız gerekiyor. Bunun için de mücadele etmemiz gerekiyor. 1961’deki meslektaşlarımızın açtığı yolda, kararlı duruşlarıyla getirdikleri sonucu bizler de benzer bir mücadele hattıyla, dayanışmayla 10 Ocak’ı yeniden kutlanabilir bir gün haline getirmemiz gerekiyor.

‘Mesleğin kuralları erkekler tarafından konmuş’

TGS Genel Sekreteri Banu Tuna da kadın gazetecilerin durumuna dikkat çekti. Tuna, kadın gazetecilerin daha görünür olmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Kadın gazeteciler mesleğin üst-yönetici pozisyonlarında maalesef kendilerine yer bulamıyorlar. Erkek meslektaşlarımızın geçersiz açıklamaları var bu konuyla ilgili, “Kadınlar yönetici olmanın koşullarına fazla dayanamıyor”  gibi sözleri var ama bu meslekte ve bütün mesleklerde de kurallar erkekler tarafından konmuş. Ve dolayısıyla erkeklerin koyduğu kurallara uyamamakla itham ediliyoruz. Umarım seneye tablo bir parça daha değişmiş olur.”

Editör: Ali Abbas Yılmaz