SUR AJANS- Yazar Şeyhmus Diken, Diyarbakır Sur’daki eski PTT binasının kentin kültürel dokusunu yansıtacak şekilde işlevlendirilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Burası kentin kültür kurumlarından birine dönüştürülebilir. Burası Diyarbakır araştırmaları merkezi olabilir. Diyarbakır Sinema Ofisi olabilir. Kentin etnografya müzesi olabilir. Bir lokanta ya da kafe burası için hiç düşünülmeyecek bir şeydir. Eğer PTT idaresi bu şekilde düşünüyorsa, birilerine işletme olarak kiraya verilecekse buranın ruhuna ciddi bir tecavüzdür” dedi.

Ptt Binasi Sur Diyarbakir

Diyarbakır Sur’daki eski PTT binasının akıbetine ilişkin Sur Ajans’a değerlendirmelerde bulunan yazar Şeyhmus Diken, yapının kentin tarihi dokusuna uygun olarak işlevlendirilmesi çağrısı yaptı.

Tarihi Dört Ayaklı Minare’nin bulunduğu Yenikapı Sokakta bulunan PTT binasının ticari işletmelere kiraya verilmesinin kentin tarihi dokusunu zedeleyeceğine vurgu yapan Diken, kentteki kurumların, yerel yönetimlerin ve kent bileşenlerinin bu duruma sessiz kalmaması gerektiğinin altını çizdi.

Diyarbakir Sur Ptt Binasi

‘100 yıldır kentin bütün iletişim hatlarının üzerinden geçtiği bir mekan’

PTT binasının Sur’un tarihi dokusunun bir parçası olduğunu dile getiren Diken, Diyarbakır’ın 2015 Temmuz ayında UNESCO’nun tarihi ve kültürel miras kalıcı listesine girdiğini belirterek şunları söyledi:

“UNESCO Diyarbakır’ı daimi miras listesine alırken sadece Surları, Hevsel Bahçelerini düşünmedi. Aynı zamanda kentin içindeki simgesel ve tarihi özelliği olan mekanları da bu kategoriye dahil etti. PTT binası da kentin simgesel mekanlarından biridir. Burası en az 100 yıldır kentin bütün iletişim hatlarının üzerinden geçtiği bir mekandır. Kentin tarihi postanesi 1990’lı yıllara kadar tek iletişim kanalıydı.”

Sur Ptt Binasi

Tarihi PTT binası için ortak mutabakat çağrısı

Yenikapı Sokakta bulunan bütün tarihi yapıların kentin dokusundaki simgesel önemine vurgu yapan Diken, PTT binasının birçok amaçla kullanıldığını ve böylesine tarihi bir yapının kentin tarihi dokusunu yansıtacak tarza yeniden işlevlendirilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “ Böylesine önemli bir mekanın kentin tarihi ve kültürel kimliğine yakışacak şekilde işlevlendirilmesi mümkünken, burayı yarın bir ciğerciye, kahveciye, köfteciye, börekçiye, kafeye dönüştürmek bu kentin ruhuna saygısızlıktır. Bu kentin ruhuna tecavüzdür. Bu tecavüze sadece ben değil, seçtiğimiz 12 milletvekili, kentin belediye başkanları, kentin atanmış valisi, Sur Kaymakamı dahil hepsinin ortak bir mutabakatla tepki göstermesi gerekir. Eğer bu tepki gösterilmiyorsa, Sivil Toplum Örgütleri buraya sahip çıkmıyorsa şimdiden bu mekanı bir ciğerci, kafe olarak alkışlamaktan başka elden bir şey gelmez. Nasıl ki, kentin tarihi bir hamamının bir lokantaya dönüşmesine bu kent göz yumduysa herhalde kentin PTT’sine de göz yumacaktır. Bu göz yummaya karşı tavır almak lazım.”

‘Böyle bir tecavüz devletin bir kurumu tarafından yapılmamalı’

Yüzde 68 engele rağmen, cezaevine gönderildi Yüzde 68 engele rağmen, cezaevine gönderildi

Kentin tarihi dokusunun zenginlikleri olan simgesel mekanların korunmasının önemine dikkat çeken Diken konuşmasını şöyle sürdürdü: “PTT İdaresine ait olan ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından tescillenmiş bir tarihi ve kültürel mekanı PTT boşaltıyor ve postane olarak kullanmıyorsa ve başka bir şekilde işlevlendirecekse bu işlevlendirme buranın tarihi konumuna uygun bir şekilde olmalıdır. Burası kentin kültür kurumlarından birine dönüştürülebilir. Burası Diyarbakır araştırmaları merkezi olabilir. Diyarbakır Sinema Ofisi olabilir. Kentin etnografya müzesi olabilir. Bir lokanta ya da kafe burası için hiç düşünülmeyecek bir şeydir. Eğer PTT idaresi bu şekilde düşünüyorsa, birilerine işletme olarak kiraya verilecekse buranın ruhuna ciddi bir tecavüzdür. Böyle bir tecavüz devletin bir kurumu tarafından yapılmamalı. Her halükarda tarihi ve kültürel miras kategorisine uygun bir işlevlendirme ile değerlendirilmeli diye düşünüyorum.”

Editör: Ali Abbas Yılmaz