Diyarbakır Barosu ve bölgedeki 18 baro yaptıkları ortak açıklama ile Roboski Katliamı’nın 12. Yıldönümünde adalet çağrısı yaptı.

‘17’si çocuk 34 sivil insan katledilmiştir’

Diyarbakır ve bölge barolarından 19 baronun ortak açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“28 Aralık 2011 tarihinde saat 21:39 ile 22:24 sularında, Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı savaş uçakları, Irak sınırından Türkiye’ye geçmekte olan sivillerin üzerine bomba yağdırmış, 17’si çocuk 34 sivil insan katledilmiştir.

Battaniyelerle sarılı parçalanmış bedenlerin, katır sırtlarında olay yerinden taşınmasına dair görüntüler, acı ve unutulmayacak bir şekilde hafızalarda yerini korumaktadır.

 İnsanlığa karşı işlenen bu ağır suç hakkında etkin bir adli ve idari soruşturma maalesef yürütülmemiştir. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 11 Haziran 2013 tarihinde görevsizlik kararı vererek dosyayı Genelkurmay Askeri Savcılığına göndermiş, Genelkurmay Askeri Savcılığı da Ocak 2014 tarihinde şüpheli 5 asker hakkında “ kanun emrini icra kapsamında kendilerine verilen görev gereklerini yerine getirdikleri, görev gereklerini yerine getirirken kaçınılmaz hataya düştükleri; dolayısıyla eylemleri hakkında kamu davası açılmasını gerektiren bir sebep bulunmadığı” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermiştir.”

AİHM’nin tutumunun eleştirildiği açıklamada “Anayasa Mahkemesi ve AİHM’in, açık yaşam hakkı ihlaline konu başvuruları şekli bir eksiklikle kapatan kararları; insan hakları ve hukuk adına kara bir lekedir. Cezasızlık pratiği bu katliam dosyasında da kendisini bütün yönleriyle göstermiş ve failler bir kez daha korunmuştur.

Soruşturma makamlarının 3 yılı aşkın bir süre boyunca isteksiz ve etkisiz soruşturma süreci ile TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu bünyesinde oluşturulan Uludere Alt Komisyonunun kamuoyuna açıklanan raporunda “olayın kasten yapıldığına yönelik herhangi bir delil elde edilmemiştir” değerlendirmesi; 34 insanın katledilmesinin arkasındaki gerçeğin, yargı ve siyaset işbirliğiyle karanlık dehlizlerde kaybettirildiğini göstermiştir.

Katliamın üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen Roboskili ailelerin adalet beklentisinin karşılanmamış olması hukuk ve insanlık adına büyük bir utançtır.” denildi.  

Felaketlerin yaşanmasının asıl nedeni…

Hukuk mücadelesinin sürdürüleceğine vurgu yapılan açıklamada son olarak şunlar kaydedildi: “

“Güvenlikçi politikalar ile toplumsal sorunların çözümsüzlüğündeki ısrar, hukukun üstünlüğü ve demokratik ilkelerden uzaklaşma tavrı, yüzleşmekten bile kaçındığımız büyük felaketlerin yaşanmasının en önemli nedenidir.

Bizler aşağıda imzası bulunan Barolar olarak; Roboski katliamının üzerinden 12 yıl geçse de katledilen 34 yurttaşın yakınları ve ailelerinin adalet çağrılarının sonuç bulması, katliamın tüm gerçekliğiyle gün yüzüne çıkarılması için hukuk ve adalet mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha yineliyor; Roboski’de adaletin tecelli etmesi adına tüm idari ve adli birimleri sorumluluklarının gereği olarak harekete geçmeye davet ediyoruz.”

Ege'de 3 ayrı noktada yangın Ege'de 3 ayrı noktada yangın

Roboski açıklamasına imza atan barolar şöyle:

1 - Adana Barosu

2- Adıyaman Barosu

3- Ağrı Barosu

4- Batman Barosu

5- Bingöl Barosu

6- Bitlis Barosu

7- Diyarbakır Barosu

8- Eskişehir Barosu

9-  Hakkari Barosu

10- Isparta Barosu

11- İzmir Barosu

12- Kars Barosu

13- Mardin Barosu

14- Muş Barosu

15- Siirt Barosu

16- Şanlıurfa Barosu

17- Şırnak Barosu

18- Tunceli Barosu

19- Van Barosu

Editör: Ali Abbas Yılmaz