Politika

Zengin daha zengin yoksul daha da yoksul oldu

Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Hazine ve Maliye Bakanlığının bütçe görüşmelerinde genel kurulda söz alarak “Ekonomik krizin tüm yükünü ağır vergilerle, sermayesi alın teri olan emekçi ve yoksullar öderken, kaymağını ve balını sermaye sahipleri ve bankalar yemektedir.” dedi.

Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Hazine ve Maliye Bakanlığının bütçe görüşmelerinde Genel Kurul’unda yaptığı konuşmada bankacılık sektörünün toplam kârının son beş yılda 80 milyar doları geçtiğini belirtti.

Eren, “Kimden elde edildi bu 80 milyar dolar kâr. Yoksuldan, emekçiden. Parası olanın daha fazla zenginleştiği, yoksulun ise daha da yoksullaştığı bir sistem yarattınız.” diyerek iktidarın politikalarını eleştirdi. Yurttaşların kredi ve kredi kartları borçlarına da değinen Eren, yurttaşların ekmeği ve simidi dahi kredi kartıyla ve taksitle aldığını söyledi.

‘Bankacılık sektörünün toplam kârı son beş yılda 80 milyar doları geçti’

Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Hazine ve Maliye Bakanlığının bütçe görüşmelerinde genel kurulda söz alarak şunları söyledi:

“20. yüzyıl Alman tiyatrosunun en önemli isimlerinden Bertolt Brecht, mafyaların, çetelerin ve tefecilerin söz sahibi olduğu, siyaseten ve ahlaken çöken bir toplumu anlattığı Üç Kuruşluk Opera oyununda “Bir banka soymak, bir banka açmanın yanında nedir ki?” der ve sözlerine devam eder.

“Nasırlı elleriyle demir çubukları kavrayıp, çelik kasalara abanan zanaatkarlar! Sizin devriniz geçti artık. Ardına bankaları almış dev şirketler, nasıl olsa yalayıp, yutuverecek sizi.”

Bertolt Brecht’in bu sözleri mafyaların, çetelerin ve tefecilerin hüküm sürdüğü bugünün Türkiye’sinde güncelliğini korumaktadır.

Ekonomik krizin tüm yükünü ağır vergilerle, sermayesi alın teri olan emekçi ve yoksullar öderken, kaymağını ve balını sermaye sahipleri ve bankalar yemektedir. 

BDDK verilerine göre bankaların 2023 yılı net kârı yüzde 53,5 artışla 439,7 milyar lira oldu.

Piyasayı kontrol eden büyük şirketler, bankalar adete ekonomik krizi fırsata çevirip, kârlarına kâr katarken, hangi emekçinin geliri yüzde 53,5 oranında artmıştır.

Bankacılık sektörünün toplam kârı son beş yılda 80 milyar doları geçti.

Kimden elde edildi bu 80 milyar dolar kâr. Yoksuldan, emekçiden. Parası olanın daha fazla zenginleştiği, yoksulun ise daha da yoksullaştığı bir sistem yarattınız.

Yurttaşların toplam kredi borçlanmaları 11 trilyon 314 milyar TL ile geçen yıla oranla yüzde 55 artarken, kredi kartı borçluluk oranı ise geçen yıla göre yüzde 200’e yakın artışla 1 trilyon 79 milyar TL oldu. Bankalar en fazla faizi kredi kartlarına uyguluyorlar. Ekmeği ve simidi dahi kredi kartına taksitle alır hale getirdiniz halkımızı. 

En fazla borç artışı ise gelir durumun en az olduğu illerde gerçekleşti. Peki bu iller hangisi biliyor musunuz? Kürtlerin yaşadığı iller.

Diyarbakır’da bireysel kredi kartı borcu yılın ilk dokuz ayında yüzde 243,12 artarken, Urfa’da yüzde 238,4, Hakkari’de yüzde 230,22 olmuştur.

15 yaşında çalışmak için Ağrı’dan Kocaeli’ne giden ve iş cinayetiyle yaşamını yitiren Ömer Girgin’in,

Diyarbakır’da karanlık çökünce pazardan artıkları toplayan Ayşe ananın, 6 torunu ile tır kasasında yaşamak zorunda kalan Hanım Demir’in, Geçinemediği için Eskişehir’de üniversite kampüsünde intihar eden Resul Alan’ın, Tokat’ta kestane tezgahına el konduğu için kendini yakan Hakan Yıldırım’ın, Karabük’te borçları nedeniyle balkonunda kendini asan 78 yaşındaki Kasım Amca’nın yaşadıkları, bankaların kârlarının yanında nedir ki? Şirketlerin kârları dururken, halkın yaşadığı sefalet umurunuzda mı ki!

Buradan halklarımıza seslenmek istiyorum.

Kürtler, Türkler, Araplar, Çerkezler, Aleviler, kadınlar, gençler iktidarın anlattığı bu hikâye bizim hikayemiz değil. Bu bütçe halkın, emekçinin bütçesi değil, sermayenin ve bankaların bütçesidir.

Bizler DEM parti olarak halklarımızla birlikte, arkasına bankaları almış dev şirketlerin, sermaye sahiplerinin bizleri yoksullaştırmasına ve sömürmesine izin vermeyeceğiz.”