Arif Bulut/ÖZEL HABER

Nüfusunun yüzde 90’ı aşkın Kürt olan Diyarbakır’da, sadece tek bir özel okulda Kürtçe seçmeli ders olarak veriliyor. Diyarbakırlı iş insanlarının sahibi olduğu özel okulların yalnızca birinde Kürtçenin seçmeli ders olarak verilmesi anadile yönelik hassasiyeti sorgulatır nitelikte.

Türkiye’de 2012 yılının Eylül ayında alınan bir kararla Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bağlı okullarda 5’inci, 6’ncı, 7’nci ve 8’inci sınıflarda Kürtçenin Kurmanci ve Zazaki lehçeleri seçmeli ders olarak veriliyor.

Geçtiğimiz yıl Diyarbakır’da yaklaşık 3 bini aşkın öğrenci seçmeli ders olarak Kürtçeyi tercih etti. 2024-2025 eğitim ve öğretim yılı için seçmeli ders başvuruları geçtiğimiz ay sonlandı.

STÖ’ler, 2012 yılından beri Kürtçenin öğrenciler tarafından okullarda seçmeli ders olarak seçilmesi için bir dizi çalışma ve kampanya düzenleniyor.

Kürtçe seçmeli derse dair başlatılan dikkat çekici ve tartışmalı kampanyalardan birini ise Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) yürütüyor. DTSO’nun kampanyasında Kürtçeyi seçmeli ders olarak seçen öğrencilere ‘tablet’ veriliyor.

Diyarbakır’da 150’yi aşkın özel eğitim kurumu bulunuyor. MEB’in belirttiği sınıf aralığındaki ‘seçmeli ders’ kapsamına giren ortaokul sayısı ise 35’i aşıyor. Kentte ortaokul statüsünde bulunan bu özel okulların arasında sadece tek bir okulda Kürtçe seçmeli ders olarak veriliyor.

Seçmeli Kürtçe dersini öğrencilerine veren ise 2021 yılında eğitim öğretim alanında faaliyetlerine başlayan Diyarbakır Hürriyet Koleji.

Sur Ajans, Hürriyet Koleji dışından diğer özel okullarda seçmeli Kürtçe dersinin olamayışını irdeledi.

‘Anadilimize karşı duyarlı değiliz’

Ortaokulda 3 öğrencisi bulunan bir veli, çocuklarının Kürtçeyi seçmeli ders olarak aldığını aktarıyor. Diyarbakırlı veli, Kürtçeye yönelik kentte ciddi bir duyarlılığın olmadığını belirtiyor ve şöyle ekliyor:

“Kendi anadilimize karşı duyarlı olsaydık şuan hemen hemen tüm öğrenciler Kürtçeyi seçmeli ders olarak seçerdi. Yani duyarlı değiliz. Eğer böyle yapar ise veliler, Kürtçe öğretmen atamaları zorunlu olur ve bu yönde toplumsal bir baskı olurdu belki. Daha ötesi ise belki ‘seçmeli diye istemiyoruz, zorunlu olsun’ diyecektik. Ama şuan ki durumdan umudum yok doğrusu.”

‘Okul yönetimi oralı değil’

Diyarbakır’da bir özel okulda öğrenci okutan başka bir veli ise özel okulu imkanlarından dolayı seçtiğini ifade ediyor ve şöyle devam ediyor:

“Çocuğumun eğitim için fiziki ortamı daha iyi okul. Bu yüzden çocuğumu buraya gönderiyorum. Eğer Bakanlık tüm okullarda öğrencilerin gelişimleri için derslerin daha iyi işleneceği ve daha fazla laboratuvarı sağlamış olsaydı. Özel okullara ihtiyaç kalmazdı. Özel okulları da zorunlu kılan ve ortaya çıkmayı sağlayan ne yazık ki bu eğitim sistemidir.

Diyarbakır’daki BİLSEM sınavlarına 13 bin başvuru Diyarbakır’daki BİLSEM sınavlarına 13 bin başvuru

Sorunuza cevap verecek olursam; Benim çocuğumun olduğu okulda Kürtçe seçmeli ders verilmiyor.  Okul yönetimi tarafından velilere Kürtçe seçimi için bir girişimde bizzat ben görmedim. Sanırım özel okullar da bu durumdan memnun, oralı değiller. Biz 3-5 veli ile de bu iş olmuyor. Tabii çocuğumun okulda Kürtçeyi görmesini isterdim”

‘Sistemlerin yoksulluğu araç olarak kullanması gibi yaklaşılmamalı’

Diyarbakır’da konuştuğumuz eğitim uzmanı da Kürtçeye yönelik etkili kampanyaların yürütülmediğine dikkat çekiyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Biliyorsunuz seçmeli ders en az 10 öğrencinin talebi doğrultusunda öğretime açılır. Burada yani özel okullarda eğer öğrenci talebi az olsa bile okul yönetiminde Kürtçe kaygısı varsa bunu bir şekilde velilere aktarır. Bu dersi de orada verir. Ama özel okullar bunu yapmıyor” diyen eğitim uzmanı, kentte başlatılan Kürtçe seçmeli ders kampanyalarını samimi bulmadığını dile getiriyor.

“Bakın bu coğrafyadaki öğrencilerimizin, ailelerinin maddi durumu ortada. Bu aileler ciddi anlamda çocuklarının daha iyi bir eğitim alması için doğru düzgün yardımcı kaynak alamıyorlar. Şimdi bu aileleri bilinçlendirmek, onların yıllık ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik girişimde bulunmak ayrı, ‘sadece bir tablet’ ile ‘Kürtçe seç’ demek ayrı. Tabletleri normal eğitim yılı açılışında ihtiyaç sahibi ailelerimize ulaştıralım. Buna bir şey demiyorum. Ama bence bu tür kampanyaları düzenleyen kurumlar biraz düşünmeli. Sistemlerin yoksulluğu araç olarak kullanması gibi yaklaşmamak gerekiyor. Daha ciddi ve etkili çalışmalar yapılmalı”

‘Matematik onlara para kazandırıyor, Kürtçe değil’

Konuştuğumuz bir eğitim aktivisti ise anadile vurgu yapıyor ve özel okulların ‘para’ endeksli bir paradigmaya sahip olduğunu vurguluyor.

“Bir halkın dili o halka seçmeli olarak sunulamaz. Bir Kürt çocuğu Arapçayı, Lazcayı ve İngilizceyi seçebilir. Kürt çocukları kendi anadilleriyle eğitim görmeleri gerekiyor. Bu pedagojik olarak da böyledir. Küçük bir çocuğun kendi anadilinde eğitim görmesi gerektiğini ‘Eğitim Pedagojisi’ de söylüyor. Kişinin kendi anadilinde eğitim görme isteği temel haktır. Diyarbakır’daki kırsal kesimlerin birçoğunda çocuklar hiç Türkçe bilmeden okula başlıyor ve travmatik süreçler yaşıyorlar” diyen eğitim uzmanı özel okullardaki tablonun nedenini şöyle özetliyor:

‘Sahipleri Kürt olsa da…’

“Özel okulların politikası ayrı bunu yani Kürtçe seçmeli dersi gereksiz görüyor. Okul diyor ki ben matematiği biraz artırayım ki başarı ortaya çıksın. Çünkü özel okullar tamamen sınavlara endeksli bakıyor.

Özel okullar çok da böyle ‘pedagojiye’ göre değil, piyasaya göre. Yani oradaki motivasyon eğitimden öte para kazanmaktır. Matematik onlara para kazandırıyor. Kürtçe değil. Dolayısıyla hassasiyetleri yok. Her ne kadar sahipleri Kürt olsa da bu noktada bir şey geliştirmiyorlar. Çünkü onlar için para kazandıran şey ön planda.

Yani ‘bu çocuk Kürtçe harfleri tanısın, okusun, konuşabilsin’ diye bir kaygıları yok. Ama isterlerse bunu yapabilirler. Öğrencileri teşvik ederler. Ya da öğrenci sayısına göre hamle yapabilir. Diyelim ki sınıfları karıştırabilir ve iki sınıfı doldurabilecek kadar haftada iki saat Kürtçe ders verebilir. Ama dediğim gibi öğrencilere seçtirmesi gerekiyor.

Mesela Hürriyet Koleji bunu yapıyor. Çocuklara o dersi seçtiriyor. Ama diğer okullar yapmıyor.  O okullarda bence aileler de okulun da isteği ‘akademik başarıdır’. Çünkü; Yarın öbür gün reklamını Kürtçe bilen bir öğrenci üzerinden değil, kazandırma oranına göre yapıyor.”

Editör: Haber Merkezi